Esperanto/Yazdırılabilir sürüm

Vikikitap, özgür kütüphane
Atla: kullan, ara

Konu başlıkları

İçindekiler[düzenle]

Esperanto kitabına hoşgeldiniz. Öncelikle kitabın işleyişi ile ilgili bilgi almak için giriş bölümüne, Esperanto dili hakkında bilgi almak için Esperanto nedir? sayfasına bakabilirsiniz.

İçindekiler[düzenle]

Temel bilgiler[düzenle]

Dersler[düzenle]

...

Ekler[düzenle]

Temel Bilgiler[düzenle]

Giriş[düzenle]

↑ İçindekiler ↑
Yazdırılabilir sürüm Esperanto Nedir →

Milyonlarca kişi tarafından konuşulabilen ve son yıllarda özellikle internet dünyasında çok hızlı bir yükseliş gösteren uluslararası kolaylaştırılmış yapay dil Esperanto hakkında ne yazık ki kolay kolay Türkçe bir yazılı kaynak bulunamamaktadır. Bu proje Esperanto öğrenmek isteyenler için temel bir Türkçe kaynak olarak bu eksikliği biraz olsun gidermeyi amaçlar.

Şu anda kitabın "Giriş" bölümünü okumaktasınız.

Giriş bölümünden sonraki Esperanto Nedir? adlı bölümde Esperanto dili, tarihi, kültürü ve kullanımı hakkında çeşitli bilgiler verilecektir. İstenildiği takdirde bu bölüm geçilebilir.

Daha sonra, dilin ilk tanıtım belgesi sayılan Fundamento de Esperanto'da 16 başlık altında gruplandırılmış olan dilbilgisi esaslarının açıklanacağı kısa bir Dilbilgisine Genel Bakış bölümü vardır. Bu sayfanın "0. Kural" olarak adlandırılmış ve okunuş kurallarını gösteren ilk başlığının incelenmesi çok iyi olur. Diğer 16 kuralın okunması zorunlu olmamakla birlikte dilin işleyişi hakkında birçok gerekli bilgiyi içermesi ve merak giderici yönü sebebiyle bu kurallara göz atılması yararlı olabilir.

Kitabın devamının en az 75 dersten oluşan bir kurs içermesi tasarlanmaktadır. Kelime tabanlı olacak bu derslerde öncelikli olarak dilbilgisi, yerine göre dilin pratik kullanımı, belki öğrenilenlerin pekiştirilebileceği metinler ve gerekli görüldüğünde çeşitli diğer başlıklar bulunabilecektir. Esperanto-Türkçe karşılaştırmalı cümleler tablo içine alınmıştır. Ayrıca her yeni kelimenin anlamı kutular içinde gösterilmektedir.

Dili kullanmak için son derece yeterli olacak temel derslerin sonrasında, pratik değerleri bulunmayan derin dilbilgisi konularını aydınlatmaya yönelik bir "İleri Seviyede Dersler" bölümü gelmektedir. Bu dersler PMEG adlı dilbilgisi referansının özet haline getirilmiş çevirilerinden ibaret olacaktır.

İmkânsıza yakın bir ideal gibi dursa da, yeterli çalışmanın yapılabilmesi durumunda kitabın sonunda kapsamlı bir Esperanto-Türkçe sözlük sunulması plânlanmaktadır.

Bu kitap yardımıyla okuyucuya nihaî olarak kazandırılması amaçlananlar şunlardır:

  • Sözlük yardımıyla Esperanto olarak yazılmış metinleri anlayabilmek.
  • Mümkün olan en az hata ile internat üzerinden Esperanto yazışmalar yapabilmek.
  • Esperanto'yu Esperanto dilinde yazılmış kaynaklar yardımıyla geliştirmeye devam edebilecek derecede öğrenmek. PMEG dilbilgisi kitabını, PIV gibi Esperanto-Esperanto sözlükleri veya Vojaĝo en Esperanto-Lando gibi Esperanto öğrenme kitaplarını kullanarak dil seviyesini Türkçe kaynaklardan bağımsız bir şekilde geliştirebilmek.
  • Dili bir şekilde kullanmaya çalışarak pratik olarak Esperanto konuşabilmek, Esperanto buluşmalarına katılabilmek.

Esperanto dahil hiçbir dilin sıfırdan başlanılarak öğrenilmesi asla kolay değildir. Dolayısıyla her ne kadar Esperanto uluslararasılık iddia eden diğer dillerden birkaç kat daha kolay bir şekilde öğrenilebilirse de Esperanto'yu mükemmeleştirmek kolay değildir. Ancak yukarıdaki amaçlar gerçekleştirildikten sonra dil her fırsatta kullanılmaya çalışılırsa önceden beklenilmediği kadar iyi sonuçlar almak mümkündür. Esperanto öğrenmede cesaret gerektiren üç nokta dili öğrenmeye karar vermek, dili öğrenmeye başlamak ve küçük zorluklarla karşılaşıldığında vazgeçmemektir. Bunlar başarıldığnda kısa süre içerisinde dili kullanabildiğinizin farkına varmaya başlayacaksınız.

Şimdiden iyi çalışmalar.

↑ İçindekiler ↑
Yazdırılabilir sürüm Esperanto Nedir →

Esperanto Nedir[düzenle]

↑ İçindekiler ↑
← Giriş Yazdırılabilir sürüm Dilbilgisine Genel Bakış →

Aşağıda Esperanto dilinin yalnızca bazı nitelikleri tanıtılmaktadır. Eğer ek olarak Esperanto hakkında ansiklopedik bilgi de almak istiyorsanız, yeterince kapsamlı olan ilgili Vikipedi maddesini gözden geçirebilirsiniz.

Esperanto nasıl bir dildir?[düzenle]

Daha kolay[düzenle]

Yeni bir dil öğrenmek hiçbir zaman kolay değildir. Karşılaşabileceğiniz her şeyin ve her durumun nasıl açıklanacağını sıfırdan öğrenmeniz gerekecek. Bu, Esperanto için de böyledir. Esperanto'nun diğer dillerden farkı, öğrenmeyi normalinden daha da zor bir hâle getirecek gereksiz öğelere mümkün olduğunca az yer vermesidir. Bu bakımdan, Esperanto öğrenmek diğer dilleri öğrenmekten çok daha kolaydır. Ancak buradan, Esperanto öğrenmenin çok kolay bir iş olduğu sonucunu çıkarmayın, aksi takdirde aradığınızı bulamayabilirsiniz. Kolaylaştırılmış olsa bile, başlı başına bir dil öğrenmekte olduğunuzu unutmayın.

Ne kadar kolay sorusu da sıkça sorulanlardan biridir. Yapılan araştırmalar ve ders içerik düzenlemelerinden çıkan sonuca göre Esperanto'nun, İngilizceden ortalama 6 kat daha hızlı öğrenildiği sonucuna ulaşılmıştır. Pratik bir hesap yöntemi olarak kaç yıldır İngilizce öğrenmekteyseniz, ona benzer çalışma temposuyla bu sürenin 6'da 1'i kadarı bir zamanda Esperanto'nuzu bugünkü İngilizce seviyenize çıkarabilirsiniz. Daha fazlasını beklemeniz doğru olmaz.

Avrupalı[düzenle]

Dilbilgisi açısından hiçbir Avrupa dilinde bulunmayan bazı özellikler içermesine karşın, Esperanto kelime köklerinin neredeyse tamamı Avrupa kaynaklıdır.

Bazen Esperanto'nun Avrupa dillerini konuşanlara haksız bir avantaj sağladığı düşünülebilmektedir. Bu bir bakıma doğru sayılabilir, ancak burada iki önemli noktayı gözden kaçırmamak gerekir. Asya hariç bütün kıtalarda, insanların büyük bölümü en az bir Avrupa dili konuşmaktadır. Çince ve Arapça'yı bir kenara bırakırsak, Asya'da konuşulan dillerin büyük bir çoğunluğu Avrupa dillerinden çok sayıda sözcük almıştır ve birçok insan Avrupa dillerini öğrenmekte olduğu için Avrupa söz dağarcığına bir şekilde alışkındır. Neredeyse hiçbir Avrupalı öğe içermeyen Çince'ye rağmen Esperanto'nun en canlı olduğu ülkelerden birinin Çin olması da bu konuda büyütülecek bir sorun olmadığını desteklemektedir.

* Burada kullanılan Avrupa dili kavramı, Hint-Avrupa dil ailesindeki Romen, Cermen ve Slav dillerini kapsamaktadır.

Okunduğu gibi yazılan[düzenle]

Bir dili öğrenirken ortaya ilk çıkan sorunlardan biri okuma ve yazmadır. Esperanto'da böyle bir problem yoktur, her harf belirli ve değişmeyen bir tek ses değerine sahiptir. Bu özellik Esperanto'yu yazılı kaynaklardan öğrenmeyi kolaylaştırır.

Düzenli[düzenle]

Esperanto dilbilgisinde düzenlilik esastır. Konuşurken farkına varamayabilsek de Türkçe dahil birçok dilde düzensizlik barındıran fiil çekimleri, çoğullaştırma ve diğer dilbilgisel işlevler, Esperanto'da tamamen düzenli, yani kurallıdır.

Daha serbest[düzenle]

Çoğu dillerdeki durumun aksine Esperanto'da cümle yapısında üç temel öğe sayılan "Özne-Yüklem-Nesne" birbirleri ile yer değiştirebilirler. Benzer özelliğin Türkçe'de de bulunduğunu biliyoruz. Her ne kadar Esperanto'da Avrupa dillerini konuşanların etkisiyle yaygın olarak kullanılan cümle dizimi İngilizce'deki gibi Ö-Y-N şeklinde ise de, diğer sıralamalar da yeri geldiğinde çokça kullanılmaktadır.

Benzer bir durum sıfatlar ve zarflar için de geçerlidir. Sıfatı ismin isterseniz önüne isterseniz de arkasına yerleştirebilirsiniz. Zarfları da çoğu zaman, cümlede uygun gördüğünüz herhangi bir yere koyabilirsiniz.

Esperanto'da, kurulabilecek cümleler ve ifadeler için de herhangi bir sınırlama yoktur. Dilbilgisi ve mantık kurallarına uygun olmak kaydıyla herkes istediğini istediği tarzda söyleyebilir. Normal dillerde bu böyle değildir. Örneğin "Nasıl adlandırılıyorsunuz?", "Size ne diye hitap ederler?", "Hangi adı almış durumdasınız?" gibi cümleler Türkçe dilbilgisine ve mantığına uygun olmasına karşın Türkçe öğrenen birinin bunları kullanırak ad sorması bizce garip karşılanır, çünkü doğal dillerde belirli düşünceleri belirtmek için zamanla, aynen kelimeler gibi, değişmez cümle kalıpları ortaya çıkmaktadır. Elbette, uzun bir geçmişi olan Esperanto'da da alışılmışlıklar oluşmuştur, ama bunlar istediğimiz anlamı başka yollardan ifade etmemize, hatta kendimize özgü bazı ifade yöntemleri geliştirip bunları kullanmamıza ve yaymamıza hiçbir şekilde engel değildir.

Zengin ve üretken[düzenle]

Esperanto, çok sayıdaki yapım ekleri ve üstün birleşik kelime üretme becerileriyle oldukça üretken bir dil olmasının yanında, bu yolla var olan kök sözcüklerden oluşturulabilecek sözcük kapasitesiyle de son derece zengin bir dildir.

Esperanto, yeni sözcük üretebilme becerisi sayesinde diğer dillere oranla daha az sözcük öğrenilmesini gerektirir. Böylece çoğu zaman sözcük ezberlemekle uğraşmak zorunda kalmazsınız.

Yine de çok iyimser olmayalım. Esperanto bugüne kadar hemen hemen her alanda kullanılmıştır ve bunun gereği olarak kök sözcük dağarcığı da ilk güne göre bir hayli genişlemiştir. Yine de kök sözcük sayısı her tür terminoloji dahil olmak üzere 20.000'i geçmemektedir. Ancak her durumda akıcı konuşabilmek için 2.000-5.000 sözcük öğrenmek yeterli olacaktır. Geri kalan sözcüklerin bir çoğu günlük hayatta kullanılmayan, bilim dallarına özgü sözcükler veya arkaizmler, yani günümüzde artık kullanılmayan eskimiş kelimelerdir.

Neden Esperanto öğreneyim?[düzenle]

Yeni bir dil öğrenmek[düzenle]

Bazıları dil öğrenmeye meraklıdır. Belki siz de bunlardan birisiniz ve hangi dili öğrensem diye düşünüyorsunuz.

Esperanto, öğrenmek için en uygun dillerden biridir. Çünkü diğer dillerden daha kolay bir şekilde öğrenilebilmesi için üretildi.

Başka bir dil öğrenmek isteseniz bile Esperanto gibi biraz kolay ve oldukça kurallı bir dili öğrenmek fazla zaman harcamanızı gerektirmez. Öğrenmeye başladığınız diğer dili günde iki buçuk saat çalışırken, Esperanto'ya da günde yarım saat ayırabilirseniz, bir ayda diğer dilden çok daha fazla Esperanto öğreneceğinizi kendiniz gözlemleyebilirsiniz.

Dilini bilmediğiniz biriyle anlaşmak[düzenle]

Yabancı biriyle tanıştınız ancak hiçbir ortak dil bilmediğiniz için birbirinizi anlayamıyorsunuz. İkiniz de bir hafta boyunca yoğunlaşarak kendi dilinizdeki kaynaklardan Esperanto öğrenmeyi deneyin. Bir hafta sonunda yeterli iletişim kurabiliyor olduğunuzu göreceksiniz. Başka bir dille benzer bir sonucu elde etmeniz neredeyse olanaksızdır.

Eğlence, Tarz, İdeoloji[düzenle]

Bazılarının eğlence anlayışı daha sıradışıdır ve Esperanto öğrenmeyi de kapsar. Bu kişilerden biri de siz olabilirsiniz. Böyle olmasanız bile, öğrendikten sonra Esperanto'yu kullanmak herkes için eğlencelidir.

Değişik şeylerle ilgilenmeyi, çoğunluktan farklı tercihlere sahip olmayı seviyor olabilirsiniz.

Dünyada yaşayan farklı milletlerin anlaşabilirliğini kanıtlayan bir projeyi desteklemek isteyebilirsiniz.

Esperanto özünde yalnızca bir dildir. Esperanto'yu herhangi bir ideolojiyle bağdaştırmak doğru olmaz. Zaten böyle bir durum da sözkonusu değildir, Esperanto hiçbir ideolojiyi diğerlerinden üstün görerek desteklemez. Bununla birlikte Esperanto'yu destekleyen veya doğası gereği Esperanto gibi daha tarafsız bir dilin kullanılmasını benimsemesi gerken bazı ideolojik akımlar bulunduğu da bir gerçektir.

Farklı kültürlerle iletişime geçmek[düzenle]

Belki Esperanto'yu daha yeni duymuş olabilirsiniz. İnanılmaz gelebilir ama dünyada çoğu kişinin zannettiğinden gerçekten çok daha fazla Esperanto konuşanı vardır.

Aslında Esperanto konuşabilen kişi sayısını ne yazık ki tam olarak bilmemekteyiz. Bunun temel nedeni birçok ülkede yabancı diller hakkında kapsamlı istatistik tutulmaması. Yine de, kesin olmamakla birlikte bu konuda şunları söyleyebiliriz. Farklı dilleri bilen anne ve babanın evde ortak dil olarak Esperanto'yu kullanması sonucunda ortaya çıkan ve böylece anadili Esperanto olan 1000 kadar insan vardır. Esperanto'yu sonradan öğrenip akıcı konuşabilen on binlerce insan vardır ve bu tahminler (çok inandırıcı gözükmemekle birlikte) 2 milyona kadar ulaşmaktadır. Tam yeterli olmayarak da olsa bir miktar Esperanto konuşabilenlerin sayısı ise birkaç milyon olarak tahmin edilmektedir.

Sonuç olarak Esperanto ile potansiyel olarak milyonlarca kişiyle iletişime geçebilirsiniz. Az sayıdaki anadili Esperanto olan insanı ihmal edersek Esperanto herkesin sonradan öğrendiği bir dildir. Dolayısıyla Esperanto konuşurken, anadilini konuştuğunuz kişiler karşısında düştüğünüz güvensizlik durumuna düşmezsiniz. Ayrıca iletişime geçebileceğiniz kitle; millet ve ülkelerine göre yeryüzüne daha homojen dağılmış olduğundan dilin kullanımıyla ilgili herhangi bir kültürel sorunla karşılaşmazsınız.

Yurtdışı gezilerini sevmek[düzenle]

Yurtdışı gezilerine merakınız varsa Esperanto bu konuda size yardımcı olacaktır.

Esperanto bilen ailelerden oluşan ve yeterince geniş bir katılımcı listesine sahip olan Pasporta Servo adında bir seyahat ağı bulunmaktadır. Dileyenler bu ağa katılarak, yurtdışından gelecek gezginlerin evlerinde misafir olarak konaklamalarına izin vermek suretiyle, yaptıkları yurtdışı gezilerde ağa üye olan kişilerde ücretsiz konaklama hakkına sahip olmaktadır.

Bunun dışında yılın hemen her gününde, toplu bir uluslararası Esperanto buluşması düzenlenmekte olan bir yerler mutlaka vardır. Bu tür buluşmalardan bazıları gezi, bazıları eğitim, bazıları eğlence odaklı olabilmekte; yalnızca gençlere veya yalnızca çocuklara ve ailelere yönelik olanları bulunmakta; 20-25 kişilik küçük buluşmalar olabildiği gibi, binlerce kişinin bir araya geldiği büyük kongreler de yapılmaktadır. Bu konuda merakı olanlar, sayfa bağlantılarıyla birlikte Esperanto buluşmalarının çoğunun listelendiği Uluslararası Esperanto Etkinlik Takvimi'ni inceleyebilirler.

Son yıllarda Türkiye'de de birden çok uluslararası Esperanto buluşması başarıyla gerçekleşmiştir ve bu tür buluşmaların artarak devam etmesi beklenmektedir.

Dil öğrenememek[düzenle]

Elliye yakın dili konuşabilen kişiler var olduğu gibi, bütün uğraşlarına rağmen bir türlü dil öğrenmeyi başaramayanlar da bulunmaktadır. Bunlardan biriyseniz, işe kolay yerden başlamayı deneyebilirsiniz. Esperanto'yu öğrenebildiğinizi görmek, diğer dilleri öğrenmedeki motivasyonunuzu yükseltecektir.

Çocuk olmak[düzenle]

Esperanto, çocukların öğrenmesi için diğerlerinden çok daha uygun bir dildir. Yabancı dil öğrenme deneyimine Esperanto gibi kurallı bir dille başlamak, daha sonraki okul sürecinde öğrenilmesi gereken İngilizce gibi çok daha zor dillerle başa çıkmaya mutlaka yardımcı olacaktır. Bunun dışında Esperanto'daki düzenli sözcük bitişleri Türkçe dilbilgisi kavramlarının daha net anlaşılmasına, Esperanto'nun matematiksel yapısı analitik düşünme yeteneğinin gelişmesine, bilinmeyen kavramları karşılamada yeni kelime üretme özgürlüğünün bulunması da problem çözme, üreticilik ve innovasyon yeteneklerinin gelişimine yardımcı olabilir.

Bir dili öğrenmeye basit ve kolay cümlelerle başlamak mantıklı olduğu gibi, dil öğrenmeyi öğrenirken de kolay öğrenilen bir dilden başlamak oldukça mantıklıdır. Esperanto daha çok Avrupa dillerine benzediği için, bu dillerin öğrenilmesinde gerçekten yararlı olmaktadır. Bu konuda yapılmış çeşitli bilimsel araştırmalar bu durumun geçerliliğini etkin bir biçimde göstermiştir ve bu araştırmalar ışığında (hem de bu araştırmaların devamı niteliğinde) bugün dünyanın çeşitli yerlerinde ilköğretim düzeyindeki bazı okullarda yabancı dil olarak Esperanto (da) öğretilmektedir.

↑ İçindekiler ↑
← Giriş Yazdırılabilir sürüm Dilbilgisine Genel Bakış →

Dilbilgisine Genel Bakış[düzenle]

↑ İçindekiler ↑
← Esperanto Nedir Yazdırılabilir sürüm 1. Ders →

Zamenhof Esperanto dilini 1887 yılında Fundamento de Esperanto adlı belge ile tanıtmıştır. Burada Esperanto okunuş kuralları açıklandıktan sonra, Fundamento de Esperanto'da geleneksel olarak geçen 16 kural ve bunlarla ilgili kısa örnekler verilir. Esperanto Alfabesi dışındaki kurallar için bu bölümün amacı "öğretmek" değil "tanıtmak"tır. Bu ve diğer kurallar kitabın geri kalanınında daha açıklayıcı olarak ele alınacaktır.

Esperanto Alfabesi[düzenle]

Esperanto alfabesi 28 harften oluşur:

A B C Ĉ D E F G Ĝ H Ĥ I J Ĵ K L M N O P R S Ŝ T U Ŭ V Z
a b c ĉ d e f g ĝ h ĥ i j ĵ k l m n o p r s ŝ t u ŭ v z

Her harf her zaman aynı sesi verir. Harflerin seslerini dinlemek için aşağıdaki tabloda IPA sütunundaki karakterlere tıklayabilirsiniz.

Not 1 : IPA, Uluslararası Fonetik Alfabe demektir. Bu alfabe yeryüzündeki herhangi bir dilin seslerini açıklamak için kullanılan uluslararası bir standarttır, Esperanto ile bir ilgisi yoktur, yani IPA sembollerini bilmenize gerek yoktur.

Not 2 : Aşağıdaki sesler IPA için kaydedilmiş olduğundan, yani özel olarak Esperanto için kaydedilmediğinden, özellikle seslilerde biraz farklılık olabilir. Bunları taklit etmeye çalışmayınız. Büyük I harfinin i olarak okunması dışında, Esperanto'daki sesli harflerin beşi de aynen Türkçedeki gibi okunur.

Harf Adı IPA Türkçe Ses
A a a a a
B b bo b b
C c co t͡s ts (kısa)
Ĉ ĉ ĉo t͡ʃ ç
D d do d d
E e e e e
F f fo f f
G g go g g
Ĝ ĝ ĝo d͡ʒ c
H h ho h h
Ĥ ĥ ĥo x -
I i i i i
J j jo j y
Ĵ ĵ ĵo ʒ j
Harf Adı IPA Türkçe Ses
K k ko k k
L l lo l l
M m mo m m
N n no n n
O o o o / ɔ o
P p po p p
R r ro r / ɾ r
S s so s s
Ŝ ŝ ŝo ʃ ş
T t to t t
U u u u u
Ŭ ŭ ŭo -
V v vo v / ʋ v
Z z zo z z


Yukarıdaki tabloda, Esperanto'nun da aynen Türkçe gibi Q, W ve X harflerini kullanmadığını görmekteyiz, ancak iki farkla: Esperanto'da Y harfi de yoktur (Türkçe'deki y sesini Esperanto'da j harfi verir) ve X sembolünün Esperanto yazımında özel bir yeri vardır (bunu Esperanto'ya Özgü Harflerin Yazımı başlığı altında açıklayacağız).

Esperanto'nun içerdiği sesler yönünden en çok benzeştiği dillerden biri Türkçedir.

Esperanto'daki 28 sesin 25'i Türkçe'de tam olarak vardır.

Türkçedekiyle Aynı Okunan Harfler[düzenle]

Esperanto yazılarda a, b, d, e, f, g, h, k, l, m, n, o, p, r, s, t, u, v ve z harflerini aynen Türkçede okuduğunuz gibi okuyabilirsiniz.

Bunlara ek olarak i harfi de Türkçedekiyle aynı okunur. Bunu ayrı almamın tek nedeni, İngilizce ve diğer çoğu yabancı dilde olduğu gibi Esperanto'da da, i harfinin büyüğünün I şeklinde noktasız olarak yazılıyor olması.

Son olarak, bu listeye ĉ ve ŝ harflerini dahil etmek de yanlış olmaz. Bu harfler şeklen Türkçede bulunmamasına karşın, gözümüz bunları yazı içerisinde Türkçedeki ç ve ş harfleri gibi algılar. Gerçekten de, Esperanto'da ĉ ç olarak, ŝ ise ş olarak okunmaktadır.

Sonuç olarak, Esperanto'daki 28 harfin 22'si Türkçedeki gibi okunmaktadır diyebiliriz. Üstelik (j hariç) geriye kalan harfler Esperanto kelimelerde nispeten daha az bulunur. Buna göre, hiç Esperanto bilmeyen biri bile Esperanto bir metini Türkçe okuyarak %90 civarında doğru telaffuza ulaşabilir.

Türkçede Bulunup Farklı Yazılan Sesler[düzenle]

Esperanto sözcükleri okurkan en çok dikkat etmemiz gereken harfler şunlardır:

J : Türkçedeki y gibi okunur.

Ĵ : Bizdeki orijinal j sesini gösterir.

Ĝ : Türkçedeki c gibi okunur.

Sonuç olarak okunuşlar: J → Y, Ĵ → J, Ĝ → C.

Türkçede Bulunmayan Sesler[düzenle]

Esperanto'da c, ĥ ve ŭ harfleriyle gösterilen sesler Türkçede tam olarak bulunmamakla birlikte bunlardan biri yok denecek kadar nadirdir, diğer ikisi ise bazı yakın Türkçe seslerle yaklaşık olarak karşılanabilmektedir.

C Harfi[düzenle]

C harfinin gösterdiği ses Türkçedeki s harfinin süreksizi olarak nitelenebilir.

Bu ses bir çok bilinen dilde yoktur, örneğin Türkçe, İngilizce, Arapça, İspanyolca.... Bunun bir sonucu olarak, Esperanto konuşanların çoğunluğu bu harfi ts şeklinde okumaktadır. Yani, bazı dillerde x ks olarak okunduğu gibi, Esperanto'da da c ts olarak okunmaktadır (bunu Türkçede c'yi dj, ç'yi de tş olarak okumaya benzetebiliriz). C’nin "ts" olarak okunması o kadar yaygındır ki, artık hemen herkes tarafından doğru kabul edilmektedir. Dolayısıyla siz de c harfini ts birleşik sesiyle okuyabilirsiniz.

Birkaç örnek verecek olursak, dilimize Japonca'dan geçen "tsunami" sözcüğünün Esperanto karşılığı "cunamo" diye yazılır. Biz bunu "tsunamo" şeklinde okuyabiliriz. Benzer şekilde "paco" sözcüğü "patso", "scii" (Esperanto'da Türkler için okunması en zor sözcüklerden biri) ise "stsii" şeklinde okunabilir.

Şart değil ama ts birleşimini sanki tek bir harfmişlercesine hızlı söylerseniz çok daha iyi olur. T ve s harflerinin ikisini de aynı anda söylediğinizde ise bu harfin, özeliikle orta ve kuzeydoğu avrupalılar ve bazı asyalılardan duyabileceğiniz orijinal sesine tam olarak ulaşmış olacaksınız. Bu ses yaklaşık olarak şöyledir (aca).

Ĥ Harfi[düzenle]

Ĥ, Rusça ve Kiril Alfabesi kullanan bazı diğer dillerde, Yunan Alfabesinde ve Latin Alfabesi kullanılan Azerice gibi bazı dillerde "X" sembolüyle, bazı İspanyolca lehçelerinde J, bazı Almanca lehçelerinde de CH ile gösterilen, Türkçedeki K sesinin süreklisi, Ğ sesinin ise serti olarak düşünülebileceğimiz bir sestir. Ĥ damaksal bir h sesidir, dolayısıyla Arapçada خ ile gösterilen gırtlak h'sinden biraz daha farklıdır. Yaklaşık olarak şu sesi (ĥa, aĥĥa) vermektedir.

Ĥ Esperanto'da oldukça nadir ortaya çıkan bir harftir (Türkçedeki j harfinin nadirliğiyle karşılaştırılabilir). Ayrıca birçok dilde bulunmadığından pek çok kişi için telaffuz zorluğuna neden olmuştur ve böylece ilk zamanlardan beri bu sesin Esperanto'dan çıkarılması konusunda çalışmalar yapılmıştır. Bu kapsamda, ĥ harfi içeren zaten az sayıdaki sözcük için ĥ içermeyen yeni alternatifler üretilmiştir. Günümüzde artık içerisinde ĥ sesi geçen hemen hemen her sözcüğün, içinde ĥ geçmeyen bir alternatifi de vardır. Örneğin;

Ĥemio = Kemio (Kimya)
Monarĥio = Monarkio (Monarşi)
Teĥnika = Teknika (Teknik)
Ĥina = Ĉina (Çinli)
Ĥoro = Koruso (Koro)

Böylece ĥ harfi dilden hemen hemen atılmıştır. Dolayısıyla bu harfi doğru telaffuz etmeniz çok da önemli değildir.

Yine de belirtelim ki günümüzde sözcüklerin ĥ harfi içeren orijinallerini daha sempatik, rahat veya doğal buldukları için bunları kullanmaya devam eden kişiler de oldukça fazladır. Bu kitap boyunca bu tür sözcüklerin, yerine göre hem ĥ içeren, hem de ĥ içermeyen şekilleri kullanılacaktır.

Ŭ Harfi[düzenle]

Ŭ harfi İngilizcedeki w harfi veya diğer dillerdeki buna denk sesler gibi okunur. Bir sesli harf olan u'ya benzer ama aslen sessizdir ve oldukça da vurgusuz bir sestir.

Ŭ'yu bir çok açıdan Türkçedeki ğ'ye benzetebiliriz. Öncelikle şapkası benzemektedir. Sonra, aynen ğ gibi (kendi adı olan ŭo, nidalar ve sesletim amaçları hariç) asla kelime başında bulunmaz. Yine aynen ğ gibi yalnızca seslilerden sonra gelebilir ve bu öncül sesli %99'dan fazla bir oranda ya a ya da e olmaktadır (aŭ veya eŭ).

Eğer yabancı dillerden w sesine alışkın değilseniz, ŭ'yu, sadece dudak şeklinizi değiştirerek söylenmeye hazırlanan ama söylenmeyen bir u gibi okuyabilirsiniz (sadece sesli harflerden sonra geldiği için bu yöntem işe yarayacaktır). Eğer bu da zorunuza giderse, bu harfi bildiğimiz v harfi gibi okumanızda çok fazla mahsur yoktur, çünkü çok büyük ihtimalle, ŭ harfiyle v harfinin karışabileceği herhangi bir kelime bulunmamaktadır.

Okunuş Kurallarının Özeti[düzenle]

Esperanto metinleri okurken Türkçe konuşan birinin dikkat etmesi gerekenleri tekrar özetleyelim.

0. a, b, d, e, f, g, h, i, k, l, m, n, o, p, r, s, t, u, v, z harflerini bildiğiniz gibi okuyun.
1. Büyük I harfinin, küçük i harfinin büyüğü olduğuna dikkat edin.
2. j harfini Türkçe'deki y gibi okuyun.
3. ĵ harfini Türkçe'deki j gibi okuyun.
4. c harfini ts bitişik sesi olarak okuyun.
5. ĉ ve ŝ harflerini Türkçe'deki benzerleri gibi ç ve ş olarak okuyun.
6. ĝ harfini c olarak okuyun.
7. ĥ ve ŭ harfi için yukrıda yaplmış açıklamaları dikkate alın.

Esperanto'ya Özgü Harflerin Yazımı[düzenle]

Esperanto'da, başka dillerde bulunmayan 6 harf vardır: Ĉ, Ĝ, Ĥ, Ĵ, Ŝ ve Ŭ. Bu harfleri yazmak her zaman mümkün olmayabilir. Bunun için çeşitli yöntemler vardır.

Düzgün Harflerin Yazılamadığı Durumlar[düzenle]

Bazı durumlarda ĉ, ĝ, ĥ, ĵ, ŝ ve ŭ harflerini kullanmamız teknik açıdan mümkün değildir (örneğin e-posta ve veb adresleri, cep telefonu mesajları, unikod desteklemeyen metin vb.). Bu durumlarda başvurulabilecek iki pratik yöntem vardır.

X-Sistemi[düzenle]

Şapkalı harfler yerine, o harfin şapkasızını, ardırdan da şapka yerine x harfini yazmayı öneren ve çok yaygın olarak kullanılan bir Esperanto yazım sistemidir.

  • Ĉ yerine Cx
  • Ĝ yerine Gx
  • Ĥ yerine Hx
  • Ĵ yerine Jx
  • Ŝ yerine Sx
  • Ŭ yerine Ux
H-Sistemi[düzenle]

Tarihsel olarak Zamenhof, h-sistemi denen bir sistem önermiştir. Bu sisteme göre Ĉ yerine Ch, Ĝ yerine Gh, Ĥ yerine Hh, Ĵ yerine Jh, Ŝ yerine Sh yazılırken, Ŭ harfi için sadece U yazılır.

Günümüzde bu sistemi kullananlar var olmakla birlikte x-sistemini kullananlara göre oldukça az sayıda oldukları gözlenmektedir.

H harfi Esperanto'da zaten bulunduğundan, bu sistem, özellikle bazı beklenmedik birleşik kelimelerde, telaffuz ve anlam ikilemine yol açabilir. Bu nedenle bu sisteme göre yazılmış bir metnin, bilgisayar tarafından doğru yorumlanarak orijinal harflerin (ĉ, ĝ, ĥ, ĵ, ŝ, ŭ) bulunduğu bir metne dönüştürülmesi her zaman mümkün olmayabilir. Bunun bir sonucu olarak Esperanto yazımıyla ilgili programlar daha çok x-sistemi üzerine kurulmuştur, bu programları kullanan insanlar x-sistemine aşina olmuş, bunun bir sonucu olarak da, başta göze anormal gelen x-sistemi Esperanto topluluğunca normal algılanır olmuş ve aksine h-sistemi garip algılanmaya başlamıştır.

Bir Örnek[düzenle]

Aşağıda, aynı Esperanto metnin önce orijinali (unikod), sonra x-sistemine göre yazılmışı, sonra da h-sistemine göre yazılmış hâli görülmektedir.

UNIKOD:

  • Eŭropa Unio estas organizaĵo de ŝtatoj en Eŭropo; formas ĝin nun dudek sep membroŝtatoj.

X-SİSTEMİ

  • Euxropa Unio estas organizajxo de sxtatoj en Euxropo; formas gxin nun dudek sep membrosxtatoj.

H-SİSTEMİ

  • Europa Unio estas organizajho de shtatoj en Europo; formas ghin nun dudek sep membroshtatoj.

Düzgün Harflerin Yazılabildiği Durumlar[düzenle]

Kâğıt vb. materyal üzerine Esperanto yazarken elbette her zaman unikod harfler (ĉ, ĝ, ĥ, ĵ, ŝ, ŭ) kullanılır.

Elektronik ortamlarda, Esperanto harflerini düzgün kullanmak teknik açıdan mümkün olsa bile, bu harfleri pratik olarak yazmayı sağlayacak bir araç yoksa, çoğu zaman x-sistemi (nadiren de h-sistemi) kullanılır. Küçük bir araştırma yaparsanız, Facebook ve Twitter gibi genel internet sitelerindeki Esperanto yazıların bir kısmının x-sisteminde (cx, gx, hx, jx, sx, ux) yazıldığını siz de görebilirsiniz.

Esperanto harfleri düzgün yazmak isteyenler için birçok pratik yöntem bulunmaktadır.

X-sistemini anında unikoda çeviren birçok küçük ve ücretsiz arkaplan uygulaması bulunmaktadır. Bu programların genel özelliği klavyeden önce [c] sonra [x] tuşlarına arka arkaya basıldığında ekranda ĉ harfi oluşmasıdır. C, G, H, J, S ve U harlerinden ayrı bir x yazmak içinse, x'e iki kez basmak yeterlidir. Örneğin, sırasıyla [L] [i] [n] [u] [x] tuşlarına basmak Linŭ sonucunu verecektir, program aktifken Linux yazmak için [L] [i] [n] [u] [x] [x] şeklinde giriş yapılır.

Bu tür programların en iyi bilinen örnekleri, (şu anda kullanmakta olduğum) "Tajpi" ve "Esperanto Klavaro"dur.

Klavye dilini Esperanto olarak seçmek de mümkündür. Bu, Windows'ta şimdilik yardımcı programlar vasıtasıyla yapılabilirken, bazı Linux sürümlerinde Esperanto klavye direkt olarak seçilebilir.

Bunlar dışında, Android veya diğer işletim sistemleri için geliştirilmiş olan birçok Esperanto klavye yazılımı mevcuttur.

Alternatif olarak, x-sistemine göre önceden yazılmış bir metni unikoda çevirmek gibi çok basit bir işi gerçekleştiren bir çok onlayn araç bulunmaktadır.

Esperanto için özel olarak tasarlanmış bazı internet sitelerinin belli bölümlerinde, herhangi bir ek yazılım gerekmeksizin kullanıcının x-sisteminde yazdığı yazılar unikoda çevrilmektedir. "Lernu!" ve "Vikipedio" (Esperanto Vikipedi) bu tür sitelere örnek olarak verilebilir.

Bunlarla uğraşmak istemiyorsanız size tavsiyemiz en basit şekliyle x-sistemini kullanmanızdır.

UYARI[düzenle]

Aşağıda 16 başlık altında listelenmiş bilgiler öğretici değil, gelenekseldir. Daha önce de belirttiğimiz gibi bunlar Zamenhof'un 1887 yılında açıkladığı ilkelerdir ve bazıları bugün önemsiz ve eksik kalabilir. Ancak bunlardan bahsedilmesi gelenekselleşmiştir. Bunları anlamaya çalışma hatasına düşmeyin. Burada geçen konuların tamamı ilerideki dersler içerisinde ayrıntısıyla açıklanarak işlenecektir.

Dili henüz bilmeden anayasasını okumak sıkıcı gelebileceğinden bu yazının geri kalan kısmını okumadan direkt olarak 1. Derse geçebilir, buradaki kuralları dili biraz öğrendikten sonra daha uygun bir boş zamanda okuyabilirsiniz.

↑ İçindekiler ↑
← Esperanto Nedir Yazdırılabilir sürüm 1. Ders →

Birinci Kural: Belirtme Edatı (Artikel)[düzenle]

Belirsiz artikel yoktur. Belirli artikel la’dır. Bu artikel hiçbir şartta değişmez ve ek almaz. Artikeli kullanmakta zorluk çekenler hiç kullanmayabilirler.

Notlar[düzenle]

  • Zamenhof, belirsiz artikel demekle, Türkçedeki bir, bazı gibi belgisiz sıfatları kastetmiştir.
  • Bu kavramlarla konuşursak, Türkçede belirsiz artikel vardır, belirli artikel yoktur. Yani iki dildeki durum birbirinin tam tersidir.
  • Artikelsiz bir tekil isim kullanıldığında, Türkçe'ye başına bir sözcüğü getirilerek çevrilmesi uygun düşer. La gelince de bu bir silinir. Örneğin;
    kato = bir kedi
    la kato = kedi
    muro = bir duvar
    la muro = duvar
  • Özel isimler artikel almaz.

İkinci Kural: İsimler[düzenle]

İsimler bir köke -o harfi eklenerek elde edilir. Bir ismi çoğul yapmak için sonuna -j (y okunur) eklenir. İsmin yalnızca iki durumu vardır: yalın ve belirtme. Belirtme durumunu göstermek için isme -n eklenir. İsmin diğer halleri, önüne getirilen edatlarla sağlanır.

Örneğin;
la patro → baba
al la patro → babaya
de la patro → babanın
la patron → babayı
por la patro → baba için
kun la patro → babayla
la patroj → babalar
la patrojn → babaları
per la patroj → babalar vasıtasıyla
por la patroj → babalar için

Üçüncü Kural: Sıfatlar[düzenle]

Sıfatlar bir köke -a eklenerek elde edilir. Sıfatlar ismin sayısına ve durumuna, aynı ekleri alarak uyum gösterir. Karşılaştırma pli, üstünlük plej sözcükleriyle yapılır. Karşılaştırma için ol, üstünlük için el edatı kullanılır.

Örneğin;
pli blanka ol neĝo → kardan daha beyaz
mi havas la plej belan patrinon el ĉiuj → hepsi içinden en güzel anneye sahibim
mi havas la plej bonan patrinon → en iyi anneye sahibim

Dördüncü Kural: Sayılar[düzenle]

Temel sayılar şunlardır: unu (1), du (2), tri (3), kvar (4), kvin (5), ses (6), sep (7), ok (8), naŭ (9), dek (10), cent (100), mil (1000). Onun ve yüzün katları sayılar birleştirilerek kolayca yapılır. Sıralama sayıları için -a, katlı sayılar için -obl-, kesirler için -on-, gruplama için -op- ekleri, paylaştırma için po sözcüğü kullanılır. Ayrıca sayıların isim ve zarf durumları da kullanılabilir.

Örneğin;
kvincent tridek tri → 533
kvara → dördüncü
unua → birinci
unuo → 1 sayısı
unue → ilk olarak
triobla → üçlü, tripleks
duope → ikişerli olarak
po kvin → tanesine dört

Beşinci Kural: Zamirler[düzenle]

Esperanto'daki zamirler: mi (ben), vi (sen veya siz), li (o erkek), ŝi (o dişi), ĝi (o cinssiz), si (kendisi), ni (biz), ili (onlar), oni (biri veya birileri)

İyelik zamirleri normal zamirlere -a eklenerek yapılır.

Zamirler de belirtme durum ekini (-n) alabilirler.

Altıncı Kural: Fiil[düzenle]

Fiiller ne şahsa ne de tekillik-çoğulluk durumuna göre değişmez. Örneğn;

Mi faras → Ben yaparım/yapıyorum
La patro faras → Baba yapar/yapıyor
Ili faras → Onlar yaparlar/yapıyorlar

Fiillerin altı şekli bulunur:

a) Güncel zaman -as ile biter. Örn. Mi faras → Yaparım/Yapıyorum
b) Geçmiş zaman -is ile biter. Örn. Vi faris → Yaptın(ız)
c) Gelecek zaman -os ile biter. Örn. Ili faros → Yapacaklar
ĉ) Varsayımsal zaman (şarta bağlı) -us ile biter. Örn. Ŝi farus → Yapardı
d) Emir-Dilek kipi -u ile biter. Örn. Ni faru → Yapalım
e) Mastar durumu -i ile biter. Örn. Fari → Yapmak

Fiillerdeki ilk üç zaman için üçü etken üçü edilgen olmak üzere altı ortaç vardır.

f) Güncel etken: -ant-. Örn. faranta = yapan, farante = yaparak
g) Geçmiş etken: -int-. Örn. farinta = yapmış olan, farinte = yapmış olarak
ĝ)Gelecek etken: -ont-. Örn. faronta = yapacak olan, faronte = yapacak olarak
h) Güncel edilgen: -at-. Örn. farata = yapılan, farate = yapılarak
ĥ) Geçmiş edilgen: -it-. Örn. farita = yapılmış olan, farite = yapılmış olarak
i) Gelecek edilgen: -ot-. Örn. farota = yapılacak olan, farote = yapılacak olarak

Edilgen cümleler esti (olmak) yardımcı fiilinin çekimlerinin edilgen ortaçlarla birlikte kullanımıyla yapılır, eylemin ait olduğu kişi de edatı ile işaret edilir. Örneğin;

Ŝi estas amata de ĉiuj. → O herkesçe sevilir.
La pordo estas fermita. → Kapı kapatılmış (kapalı).

Yedinci Kural: Zarflar[düzenle]

Zarflar köke -e eklenerek elde edilir. Karşılaştırma aynen sıfatlarda olduğu gibi yapılır. Örneğin;

Mia frato pli bone kantas ol mi → Erkek kardeşim benden daha güzel şarkı söyler.

Sekizinci Kural: Konum Edatları[düzenle]

Bütün konum edatları ismin yalın haliyle birlikte kullanılır.

Notlar[düzenle]

  • Esperanto'da elbette birçok edat vardır ama Zamenhof bunlardan burada bahsetmemiş.
  • Aslında edatların ismin belirtme durumuyla kullanıldığı yerler de vardır.

Dokuzuncu Kural: Okuma-Yazma[düzenle]

Her sözcük yazıldığı gibi okunur. Okunmayan harf yoktur.

Onuncu Kural: Vurgu[düzenle]

Vurgu her zaman sondan bir önceki hecenin üzerindedir.

Onbirinci Kural: Birleşik Sözcükler[düzenle]

Birleşik sözcükler kelimeler veya köklerin bir araya gelmesiyle oluşur. Temel sözcük sonda kalır. Birleşen sözcükler tek bir kelimeymiş gibi bitişik yazılır. Sözcük türü belirten son harf de ayrı bir sözcük gibi düşünülebilir. Örneğin vaporŝipo = vapur (vapor+ŝip+o), vaporo = buhar ve ŝipo = gemi sözcüklerinin köklerinin birleşiminden oluşur ve isim olması için sonuna -o alır.

Onikinci Kural: Olumsuz Sözcükler[düzenle]

Eğer bir cümlecikte olumsuzluk bildiren başka bir sözcük varsa, olumsuzluk kelimesi olan ne kullanılmaz. Örneğin;

Mi neniam vidis. = Hiç gör(me)dim.
Mi nenion vidis. = Hiçbir şey gör(me)dim.

Onüçüncü Kural: Yön ile ilgili -N[düzenle]

Kien (nereye) sorusuna yanıt niteliği taşıyan cümlelerde, yön bildiren sözcükler belirtme durumu bitişi (-N) alır.

Kie vi estas? → Neredesin(iz)?
Tie → Orada

Kien vi iras? → Nereye gidiyorsun(uz)?
Tien → Oraya
Mi iras Parizon. → Paris'e gidiyorum.
Londonon → Lodra'ya
Varsovion → Varşova'ya
Domon → Bir eve

Ondördüncü Kural: Je Edatı[düzenle]

Esperanto'da bütün edatların belirli ve sabit bir anlamı vardır. Ancak hangi edatın uygun olacağı tahmin edilemeyen veya hiçbirinin uygun olmadığı durumlarda, herhangi bir belirli anlamı bulunmayan je edatı da kullanılabilir. Örneğin;

ĝoji je tio → bir şeye sevinmek
ridi je tio → bir şeye gülmek
sopiro je la patrujo → memlekete özlem
malsana je la okuloj → gözlerden hasta

Bu şekildeki ifadelerde anlamın açıklığı hiçbir şekilde zedelenmez. Bu tür ifadeler için her dil başka başka konum edatları kullanır. Esperanto'da bunlara benzer durumlarda her zaman je edatı kullanılır.

Eğer anlam bulanıklığı çıkmayacaksa je edatı yerine belirtme durumu bitişi -N da kullanılabilir.

Onbeşinci Kural: Yabancı Sözcükler[düzenle]

Uluslararası kabul görmüş sözcükler dile kabul edilirken yalnızca temel sözcükler alınmalı, onlarla ilgili basit türevler Esperanto'nun imkânları ile üretilmelidir. Örneğin;

trajedi = tragedio
trajedik = tragedia (tragedika değil)

tiyatro = teatro
tiyatral = teatra (teatrala değil)

Onaltıncı Kural: Kesme İşareti[düzenle]

La artikelinin a'sı ve yalın haldeki isimlerin sonunda bulunan o harfi düşürülebilir. Bu durumda atılan harfin yerine kesme işareti (') getirilir. Örneğin;

de la mondo = de l' mondo (dünyanın)
domo = dom' (bir ev)

↑ İçindekiler ↑
← Esperanto Nedir Yazdırılabilir sürüm 1. Ders →

1. Ders[düzenle]

↑ İçindekiler ↑
← Dilbilgisine Genel Bakış Yazdırılabilir sürüm 2. Ders →

Saluton!

Esperanto dünyasına hoşgeldiniz!

İlk dersimize başlamadan önce bir-iki küçük hatırlama yapmak istiyoruz.

Her harf tek bir sese karşılık geldiğinden ve çok yabancı ses bulunmadığından Türkçe bilen biri için Esperanto metin okumak çok kolay bir iştir. Bu nedenle, dersimizde Esperanto alfabesinden özel olarak bahsetmeyeceğiz. Bunun yerine ilk birkaç derste her cümle için okunuş yardımı sunacağız ve siz de çok kısa zamanda okunuş kurallarına alışacaksınız. Bu süreç içerisinde okunuşlar iki / arasında eğik olarak verilecektir: / örnek /

Yine de okunuşla ilgili genel yardım almak istiyorum derseniz, burayı inceleyebilirsiniz. Mutlaka ses duymak istiyorsanız lernu! ve forvo gibi internet sitelerinde sesli örnekler bulabilirsiniz. Bilindik video sitelerinde de Esperanto konuşma duyabileceğiniz binlerce video bulabilirsiniz veya daha da güzeli vakit buldukça Muzaiko gibi Esperanto internet radyolarını dinleyebilirsiniz.

Dersler boyunca, genel bir ilke olarak gereksiz ayrıntılara girmeyerek izahları kısa tutmaya çalışacağım.

* Bu nedenle, sadeliğin bozulmaması için, konuyla ilgili ayrıntı niteliğindeki notları ilgili paragraftan hemen sonra (bu yazı gibi) anında-dipnot olarak ekleyeceğim. Ayrıntılara gerek veya ilgi duymuyorsanız ve özellikle de zamanınız sınırlıysa bu şekilde yazılan yazıları hiç okumadan geçebilrsiniz.

Mi deziras al ĉiu grandan sukceson pri Esperanto!

Bu bölümde işlenen konular
Sözcük bilgisi Esperanto, Estas, Homo, Infano, Instruisto, Istanbulo, Lando, Libro, Lingvo, Mi, Saluto, Studento, Turko, Turkio, Turkujo, Urbo, Virino, Viro
Dilbilgisi İsim ve isim cümlesi
Pratik - İletişim kurma Selamlaşma, Ad belirtme

Sözcükler[düzenle]

Sözcükler bölümünün temel amacı Esperanto dilinde en çok kullanılan sözcükleri zamanla öğretmektir.

Her derste 10-20 arası yeni sözcük vermeyi planlıyoruz. Sonraki derse bunların hiç olmazsa birazını öğrendikten sonra geçmeniz iyi olur.

Esperanto[düzenle]

Esperanto dilinin Esperanto'daki adıdır. Aynen Türkçe'deki gibi okunur.

* Özel isim olarak kullanılmadığında, "esperanto", "umut eden kişi" anlamına gelen bir türemiş sözcüktür. Aslında Esperanto dilinin orijinal adı "Lingvo Internacia"dır. Bu dili tasarlayan Dr. L. L. Zamenhof, ilk kitabını "Doktoro Esperanto" (Dr. Umutlu) takma adını kullanarak çıkardı. Bu yüzden bazı insanlar bu dilden "Dr. Esperanto'nun dili" diye bahsediyorlardı. Çok geçmeden "Lingvo Internacia" yerine dilin birincil adı olarak "Esperanto" kullanılır oldu.

Estas[düzenle]

Estas, güncel zaman yardımcı fiilidir.

* Türkçe'de tam karşılığı olmayan bu sözcüğün kullanımını dilbilgisi bölümünde açıklayacağız.

"Estas", yazıldığı gibi / estas / olarak okunur.

Homo[düzenle]

= insan — Okunuş: / homo /

Infano[düzenle]

= çocuk — Okunuş: / infano /

Instruisto[düzenle]

= öğretmen — Okunuş: / instruisto /

* "Instruisto" sözcüğünü okumak belki ilk başta biraz zor gelebilir. Hecelere ayırarak okumaya çalışın: ins-tru-is-to.

* Öğretmen anlamına gelen kelimenin bu kadar uzun olması da size garip gelmiş olabilir. Bunun nedenlerinden biri, instruisto'nun sonek yardımıyla üretilmiş bir türemiş sözcük olmasıdır — aynen Türkçedeki öğret-men gibi.

Istanbulo[düzenle]

= İstanbul — Okunuş: / instanbulo /

Istanbulo, İstanbul'un Esperanto'daki adıdır. "Istanbulo" yerine "İstanbul" demek/yazmak da yanlış değildir. Çünkü Esperanto'da özgün şehir adlarını kullanmayı engelleyen bir kural yoktur.

* Şehir isimleri özel isimler olduğundandan, normalde bunların konuşulan dile göre değişmemesi beklenir. Ancak tarihi, siyasi ve fonetik sebeplerden dolayı dünya genelinde durum ne yazık ki böyle değildir. Örneğin: Türkçe "Londra" = İngilizce "London"; Türkçe "Pekin" = Çince "北京 (Běijīng)"; Türkçe "İstanbul" = İspanyolca "Estambul" = Yunanca "Κωνσταντινούπολη (Kōnstantinoúpolī)"…. Bu karışıklığın önüne geçmek adına, büyük şehirler için Esperanto isimler üretilmiştir (Londono, Pekino, Istanbulo gibi). Dileyen bu standart şehir isimlerini kullanabileceği gibi, karşı taraf anlayacaksa kendi dilindeki ismi kullanmakta da serbesttir. Küçük şehirlere gelince, bunlar uluslararası bilinir olmadıklarından kendi yerel adlarını kullanmak durumundayız. Gerçi, yine de isterseniz kendi şehriniz için Esperanto kurallarına uygun bir ad üreterek onu kullanabilirsiniz, ama standart olmayan bu tür bir yaklaşımın belirsizliğe yol açacağı açıktır (örneğin birisi internette şehrinizi arasa bulamayacak). Bu nedenle birkaç metropol hariç, şehir adları için orijinal (yerel) isimleri kullamak çok daha doğrudur.

Lando[düzenle]

= ülke — Okunuş: / lando /

Libro[düzenle]

= kitap/ libro /

Lingvo[düzenle]

= dil, lisan/ lingvo /

* Okunuş konusunda sorununuz olmasını gerektirecek bir şey yok: ling-vo şeklinde, iki heceli, yazıldığı gibi okunan sıradan bir sözcük.

Mi[düzenle]

= ben/ mi /

Saluto[düzenle]

= selam/ saluto /

Studento[düzenle]

= öğrenci/ studento /

Turko[düzenle]

= türk (kişi)/ turko /

Turkio[düzenle]

= Türkiye/ turkio /

* Bunu, Türkçe'de nasıl okunması gerekiyorsa öyle okuyun, yani 3 heceli olarak tur-ki-o şeklinde. Turk-yo diye okuyup i'yi yok etmek yanlıştır. Mutlaka 3 seslinin de (u,i,o) hece hakkını vermek gereklidir: Tur-ki-o.

* Turkio derken, i ile o tamamen ayrık olarak okunabileceği gibi, söylenişi kolaylaştırmak adına aralarında belli-belirsiz bir y sesi varmış gibi de okunabilir: Turkiyo. Böyle yapmayı tercih ederseniz bile y sesini, gerçekten orada y harfi varmış gibi çok bastırarak söylemeyin, yumuşak bir geçiş yapın.

* Aslında, çok büyük ihtimalle açıklama yapmadan önce de Turkio yazısını ilk gördüğünüzde doğru okumuşsunuzdur. Burada uzun uzun açıklama yapmamın nedeni aklınızda oluşabilecek "i ile o ayrık mı okunmalı, arada belirsiz bir y varmış gibi mi okunmalı" sorusuna yerinde yanıt vermekti ve yalnızca, hece sayısını azaltmamak kaydıyla ikisinin de doğru olduğunu belirttim.

Turkujo[düzenle]

= Türkiye/ turkuyo /

Görüleceği gibi "Turkio" ile "Turkujo" eşanlamlı kelimelerdir. Hangisini isterseniz onu kullanabilirsiniz.

Burada okunuşa ayrıca dikkat çekmek istiyoruz: / turkuyo /. Esperanto'da J harfleri Y sesiyle okunur.

* İlginçtir, bu derste karşımıza çıkan kelimelerin neredeyse hepsi Türkçe'de okunması gerektiği şekilde okunuyor. Bir tek bu son öğrendiğimiz kelime turkujo yazılıp turkuyo okunur. Çünkü Esperanto'daki j harfi y olarak okunur. "O zaman Esperanto'daki y harfi nasıl okunur" diye soracak olursanız, verebilecek bir yanıtımız yok, çünkü Esperanto alfabesinde "y" şeklinde bir harf yok (bizde q, w, x olmadığı gibi.

* Turkio ile Turkujo arasındaki fark nedir sorusuna gelince; Turkujo sözcüğü, Turkio sözcünden daha eski bir yapıdadır, yani Turkujo klasik Esperanto kurallarına sadık kalırken, Turkio sonradan ortaya çıkmış bir kurala göre üretilmiştir. Çeşitli nedenlerle -ujo ile biten ülke adlarından hoşlanmayanlar, alternatif olarak -io bitişini öne sürmüşlerdir. Bu bakımdan, Turkujo kelimesinin daha geleneksel bir havası vardır, Turkio kelimesi ise daha modern görülür. Yaptığımız araştırmaya göre -io ile biten ülke adları, -ujo ile bitenlerden en az beş kat daha fazla kullanılmaktadır, yani günümüzde Turkio biçimi çok daha yaygındır. Ama okuduğunuz yazılarda mutlaka yer yer bu iki kullanımdan her birine rastlayacaksınız. Elbette siz de duruma göre hangisini isterseniz onu kullanabilirsiniz.

Urbo[düzenle]

= şehir/ urbo /

Virino[düzenle]

= kadın, kız/ virino /

* Virino sözcüğünün yaş ile ilgili hiçbir vurgu yapmadığı, yalnızca cinsiyet belirttiği söylenir. Bu yaklaşım teorik olarak doğru olsa bile, günlük hayatta bu kelimenin genelde yetişkin bayanlardan bahsetmek amacıyla kullanıldığı bir gerçektir.

Viro[düzenle]

= adam, erkek/ viro /

* Viro da virino gibi, yaş değil sadece cinsiyet belirten bir sözcük olarak geçer. Ama, yine benzer şekilde biri "viro" dediğinde büyük ihtimalle Türkçeden bildiğimiz "adam" anlamını vermek istiyordur.

* Viro ve virino arasındaki benzerlik dikkatinizi çekmiştir. Bunun nedeni, her iki sözcüğün de aynı kökten türemiş olmasıdır. Türkçede olduğu gibi Esperanto'da da yapım ekleri bulunur. İleride bu bize, az sayıda kök ezberleyip çok sayıda sözcük öğrenme imkânı sunacak.

Dilbilgisi[düzenle]

İsim[düzenle]

Az önce birkaç sözcük öğrendiniz. Dikkâtli biriyseniz, bunların çoğunun -o ile bittiğini farketmişsinizdir. Bunun nedeni, bunların birer ad (isim) olmalarıdır.

Genel bir kural olarak Esperanto'da isimler o harfiyle biter.

Bu dersimizde öğrendiğimiz bazı isimlere dikkat edelim:

Esperanto Türkçe
Esperanto Esperanto
homo insan
infano çocuk
libro kitap
lingvo dil

Geri dönüp, öğrendiğiniz çoğu sözcüğün sonundaki -o harfini tekrar görebilirsiniz.

* -o ile bitenler yanında, iki tane de -o ile bitmeyen sözcük öğrendik. "Estas" -o ile bitmiyor çünkü bu bir isim değil çekimlenmiş eylem. Diğer taraftan "mi" (ben) sözcüğü her ne kadar bir şahıs zamiri olsa da, Esperanto dilbilgisine göre isim grubuna girer. Dolayısıyla, normalde bunun da -o ile bitmesini beklerdik ama Esperanto'da son harf(ler)in sözcük türünü (ad, sıfat, zamir vb.) belirlemesi kuralının az sayıda istisnası vardır ve bu istisnaların biri de, diğer şahıs zamirleriyle birlikte, "mi"dir.

İsim Cümlesi[düzenle]

İsim cümlesi (ad tümcesi), iki "şey" de birer isim olmak üzere, bir "şey"in (başka) bir "şey" olduğunu anlatmakta kullanılan yapıdır. Örnekler üzerinden incelersek daha anlaşılır olacak gibi:

Esperanto Türkçe Okunuş
Esperanto estas lingvo. Esperanto bir dildir. esperanto estas lingvo

Bu cümlede geçen sözcüklerin karşıladıkları anlamlar şu şekildedir:

  • Esperanto → Esperanto
  • estas → dir
  • lingvo → bir dil

"Lingvo" sözcüğünün anlamını "dil" olarak öğrendik. Ancak özel isimler hariç (Esperanto, Istanbulo, Turkio, Turkujo), öğrendiğimiz bütün sözcüklerin içinde belirsizlik ifade eden "bir" anlamı kendiliğinden vardır. Her öğrenilen sözcükte bunu tekrar tekrar yazmamak için, direkt olarak kelimenin "bir"siz karşılığını yazıyoruz ve böyle yapmaya devam edeceğiz.

Şu listeyi inceleyin:

Esperanto
sözcük
Türkçe
karşılık
Cümle için-
deki anlam
Esperanto Esperanto Esperanto
Homo İnsan

(bir) insan

Infano Çocuk (bir) çocuk
Instruisto Öğretmen (bir) öğretmen
Istanbulo İstanbul İstanbul
Lando Ülke (bir) ülke
Libro Kitap (bir) kitap
Lingvo Dil (bir) dil
Mi Ben ben
Saluto Selam (bir) selam
Studento Öğrenci (bir) öğrenci
Turko Türk (bir) Türk
Turkio Türkiye Türkiye
Turkujo Türkiye Türkiye
Urbo Şehir (bir) şehir
Virino Kadın (bir) kadın
Viro Adam (bir) adam

Bir örneğe daha bakalım:

Esperanto Türkçe Okunuş
Istanbulo estas urbo. İstanbul bir şehirdir. istanbulo estas urbo

Yine aynı şekilde "bir" anlamı "urbo"dan "şehir" anlamıyla birlikte kendiliğinden geliyor.

* Çeviri dilden dile anlam taşıma işi olduğundan, tamamıyla matematiksel kurallara bağlı kalarak açıklanamaz. Çünkü "anlam" dilin kendi içerisinde dahi konuya ve kişiye ve kişinin her anına göre farklılık gösterir. Bu nedenle, çevirilerle ilgili uyarılarımıza sıkı sıkıya bağlı kalmaya çalışmadan, cümlenin genel anlamına odaklanmanızı tavsiye ederim. "Esperanto bir dildir." cümlesi ile "Esperanto dildir." cümlesi arasında, veya "İstanbul bir şehirdir." ve "İstanbul şehirdir." cümlesi arasında size göre anlamca ne kadar fark var? Bir anlam farkı varsa bile (ki ben göremiyorum) ihmal edilebilir olduğu açıktır. Bu nedenle "Istanbulo estas urbo." cümlesini "İstanbul şehirdir." diye de çevirebiliriz. Burada "bir"i vurgulamamın nedeni, anlamın "belirsiz" olduğu konusunda şüphe bırakmamak (isimde "belirlilik" ve "belirsizlik" konusunu 4. derste daha ayrıntılı olarak ele alacağız). Amaç düzgün çeviri yapmak değil, Esperanto öğretmek olduğundan bazen, anlamı daha açık hâle getirmek adına, yukarıdaki "bir"ler gibi, gereksiz sözcük kullanımına gidebilirim.

Bir örneğe daha bakalım:

Esperanto Türkçe Okunuş
Mi estas instruisto. Ben (bir) öğretmenim. mi estas instruisto

Türkçede çekimler şahısa göre değiştiğinden "estas"ın buradaki anlam karşılığı "-dır" değil "-(y)ım" oldu. Esperanto'da fiil çekimleri kişiye göre değişmez.

Şimdi, öğrendiğimiz sözcükleri içeren birkaç örnek daha inceleyelim.

Esperanto Türkçe Okunuş
Mi estas virino. Ben (bir) kadınım. mi estas virino
Turkujo estas lando. Türkiye (bir) ülkedir. turkuyo estas lando
Mi estas studento. Ben (bir) öğrenciyim. mi estas studento
Mi estas turko. Ben (bir) Türküm. mi estas turko
Ali estas infano. Ali (bir) çocuk(tur). "Ali" estas infano

Cümlede Sıra[düzenle]

Cümle öğelerini bir bütün olarak sabit tutmak kaydıyla, Esperanto'da cümle öğelerinin sırası önemli değildir. Aşağıdaki örneği inceleyelim:

Esperanto Türkçe
Mi estas viro. Ben (bir) adamım.
Viro estas mi. Ben (bir) adamım.
Estas mi viro. Ben (bir) adamım.
Mi viro estas. Ben (bir) adamım.
Viro mi estas. Ben (bir) adamım.
Estas viro mi. Ben (bir) adamım.

Başka bir örnek;

Esperanto Türkçe
Turkio estas lando. Türkiye (bir) ülkedir.
Lando estas Turkio. Türkiye (bir) ülkedir.
Estas Turkio lando. Türkiye (bir) ülkedir.
Turkio lando estas. Türkiye (bir) ülkedir.
Lando Turkio estas. Türkiye (bir) ülkedir.
Estas lando Turkio. Türkiye (bir) ülkedir.

* Cümleda öğe sırası değişince anlam aynı kalsa da, sözcüklere verilen değer (vurgu) değişebilir. Bu vurgu değişimiyle ilgili kesin bir kural yoktur. Cümle içinde vurgulanmak istenen bir öğe varsa, sezgisel olarak bunu zaten net bir şekilde anlarsınız.

Cümlede sıralama serbest olsa da, yaygın olan ve en çok tercih edilen sıra "Mi estas viro." ve "Turkio estas lando." cümlelerindeki sıradır.

Pratik[düzenle]

Esperanto'da en yaygın kullanılan selamlama ifadesi "Saluton!"dur.

* "Saluto" sözcüğünün "selam" anlamına geldiğini öğrenmiştik. Bu sözcüğe dayanan buradaki "saluton" ifadesinin sonunda neden fazladan bir n harfinin bulunduğunu 4. Derste bulunan "Deziri" başlığı altındaki anında-dipnotta açıklayacağız.

Yalnızca bir ifade olarak bakılırsa, "Saluton!", Türkçede tam olarak "Merhaba!"ya karşılık gelir.

Öğrendiğimiz yapıyla, adımızı söylemek de mümkündür:

Esperanto Türkçe
Mi estas Mehmet. Ben Mehmet!

Bu kullanım Türkçe'de az tercih edilir olsa da, Esperanto'da çok kullanılan, pratik bir ad belirtme yöntemidir. Özel olarak kendinizi tanıtmak için şu kalıbı kullanabilirsiniz:

Esperanto Türkçe
Saluton! Mi estas X. Merhaba! Ben X!

Özet[düzenle]

Estas’ı bir kenara bırakırsak öğrendiğimiz sözcükler şunlardı:

Esperanto Türkçe
Esperanto Esperanto
Homo İnsan
Infano Çocuk
Instruisto Öğretmen
Istanbulo İstanbul
Lando Ülke
Libro Kitap
Lingvo Dil (Lisan)
Mi Ben
Saluto Selam
Studento Öğrenci
Turko Türk
Turkio Türkiye
Turkujo Türkiye
Urbo Şehir
Virino Kadın
Viro Adam

Turkujo hariç bunların hepsi Türkçede okunması gerektiği gibi okunuyordu. Esperanto'daki J, Türkçedeki Y gibi okunduğundan Turkujo kelimesinin okunuşu / turkuyo / biçimindeydi.

Dilbilgisi bölümünde A estas B. cümlesinin (Bir) A (bir) B'dir. anlamına geldiğini öğrendik ve A, B ve estas sözcüklerinin yerlerinin değiştirilmesinin cümlenin anlamını bozmadığını belirttik.

Ayrıca aşağıdaki gibi bazı kullanışlı cümle kalıplarını da öğrendik.

Esperanto Türkçe
Saluton! Merhaba!
Mi estas Ali. Ben Ali!
Mi estas studento. (Ben) (bir) öğrenciyim.
Mi estas instruisto. (Ben) (bir) öğretmenim.
Mi estas turko. (Ben) (bir) Türküm.
↑ İçindekiler ↑
← Dilbilgisine Genel Bakış Yazdırılabilir sürüm 2. Ders →

2. Ders[düzenle]

↑ İçindekiler ↑
← 1. Ders Yazdırılabilir sürüm 3. Ders →
Bu bölümde işlenen konular
Sözcük bilgisi Li, Ŝi, Ne, Mateno, Tago, Vespero, Nokto, Bona, Nova, Bela, Juna, Granda, Longa, Alta
Dilbilgisi Mal- ön eki, Ne- ön eki, Sıfatlar, Olumsuzluk
Pratik - İletişim kurma Gün içinde selamlaşma, Durum belirtme

Sözcükler[düzenle]

Li[düzenle]

= o (erkek)/ li /

Li, "o" anlamındaki şahıs zamirlerinden biridir.

Yalnızca erkeklerden (erkek insan ve nadiren erkek hayvan) bahsederken kullanılır.

Ŝi[düzenle]

= o (dişi)/ şi /

Ŝi, "o" anlamına gelen diğer bir şahıs zamiridir.

Yalnızca dişilerden (dişi insan ve nadiren dişi hayvan) bahsederken kullanılır.

* "O" anlamına gelen başka bir şahıs zamiri daha var, ancak bunu sonraki derste ele alacağız.

Esperanto'daki Ŝ / ŝ harfi Türkçe'deki "ş" gibi okunur.

Mateno[düzenle]

= sabah/ mateno /

Tago[düzenle]

= gün/ tago /

Vespero[düzenle]

= akşam/ vespero /

Nokto[düzenle]

= gece/ nokto /

Bona[düzenle]

= iyi/ bona /

Nova[düzenle]

= yeni/ nova /

Bela[düzenle]

= güzel, yakışıklı/ bela /

Juna[düzenle]

= genç/ yuna /

Granda[düzenle]

= büyük/ granda /

Longa[düzenle]

= uzun (ence)/ longa /

Alta[düzenle]

= yüksek, uzun (boyca)/ alta /

Longa ve Alta[düzenle]

Esperanto'da uzun anlamını iki sözcük karşılar: longa ve alta.

Genel olarak, cisimlerin (özellikle yatay duranların) uzunluğunu belirtirken veya "uzun" kavramını mecazi olarak kullanırken longa sözcüğü kullanılır. Örneğin; uzun kalem, uzun tren, uzun timsah, uzun yol, uzun zaman, uzun gece, uzun yazı, uzun konuşma, uzun hayat söz gruplarında altı çizili "uzun"ların Esperanto karşılığı longa’dır.

Alta ise yüksek demektir. Ama, içinde yükseklik anlamı bulunan uzunlukları (dikey uzunlukları) ve mecazi olarak "yüksek" kavramını da karşılar. Örneğin, uzun adam, uzun çocuk, uzun direk, uzun kule, yüksek bina, yüksek dağ, yüksek fiyat, yüksek seviye, yüksek kalite söz gruplarında altı çizili kelimeleri karşılayan Esperanto sözcük alta’dır.

Özetle, longa uzun, alta yüksek demektir. Ama bahsedilen uzunluk, cismin dikey duruşundan dolayı yüksekliği de beraberinde getiriyorsa, uzun yerine yüksek anlamına gelen alta kullanılır (özellikle de bir insanın boyundan bahsederken).

Ne[düzenle]

= hayır, değil vb./ ne /

Ne’nin kullanımını "Dilbilgisi" başlığı altındaki "Olumsuzluk" bölümünde açıklayacağız.

Dilbilgisi[düzenle]

Mal- Ön Eki[düzenle]

Mal-, zıt anlam belirten ön ektir. Önüne geldiği sözcüğü karşıt anlamlı bir sözcüğe çevirir.

* Esperanto'da yapım eki olarak birçok ön ek ve sonek (veya bazılarına göre iç ek) bulunur. Bu sayede ezberlenmesi gereken kelime sayısı bir hayli azalır ve aynı zamanda dilde üretkenliğin de önü açılır.

Mal-´ın anlamı nasıl değiştirdiğini aşağıdaki tabloda görebiliriz.

Esperanto
Sözcük
Türkçe
Anlamı
"Mal-" Ekli
Sözcük
Türkçe
Anlamı
Bona iyi Malbona kötü
Nova yeni Malnova eski
Bela güzel,
yakışıklı
Malbela çirkin
Juna genç Maljuna yaşlı
Granda büyük Malgranda küçük
Longa uzun (ence) Mallonga kısa (ence)
Alta yüksek,
uzun (boyca)
Malalta alçak,
kısa (boyca)

Oldukça basit değil mi? Bu ve benzeri ekler ve sözcük birleştirme sayesinde, bir tek kök sözcük ezberleyerek bir anda 10 ila 100 kadar yeni kelime öğrenmiş olabilirsiniz.

* Kolaylıkla tahmin edebileceğiniz gibi mallonga ve malalta’nın kullanım alanları arasındaki fark, longa ve alta arasındaki ayrımın bir benzeridir. Yani "kısa tren" demek için mallonga (ence kısa) kullanırken, "kısa adam" derken malalta (alçak, boyca kısa) kullanılmalıdır.

* Bazı zıt sözcüklerin alternatifleri de vardır. Örneğin malgranda yerine eta da kullanılabilir (bu da aslında bir eke dayanıyor). Başka bir örnek ise malnova ile aynı anlama gelen olda sözcüğüdür. Ancak bu sözcük, şiir vb. eserler dışında pek kullanılmaz.

Ne- Ön Eki[düzenle]

Ne- ön eki ... olmayan anlamını verir.

Bu ekin kullanımını şu tabloda tabloda örnekleyebiliriz:

Esperanto Türkçe Esperanto Türkçe
Bona iyi Nebona iyi olmayan
Nova yeni Nenova yeni olmayan
Bela güzel,
yakışıklı
Nebela güzel olmayan,
yakışıklı olmayan
Juna genç Nejuna genç olmayan
Granda büyük Negranda büyük olmayan
Longa uzun (ence) Nelonga (ence) uzun olmayan
Alta yüksek,
uzun (boyca)
Nealta yüksek olmayan,
(boyca) uzun olmayan

Ne- ve Mal-[düzenle]

Mal- ve Ne- ön eklerinin anlamları birbirine benzemekle birlikte aralarında bir nüans vardır.

Örneğin, malgranda "küçük" demektir, negranda "büyük olmayan" demektir. Büyük olmayan bir şeyin küçük olması gerekmez (orta büyüklükte olabilir ama küçük de olabilir).

Benzer şekilde, malbela (çirkin) net bir olumsuz durumu belirtirken, nebela (güzel olmayan) sadece olumlu anlamın yokluğunu belirtir.

Ne- ile Mal- ard arda da kullanılabilir. Örneğin nemalgranda "küçük olmayan", nemalbona "kötü olmayan" anlamına gelir.

* Bona (iyi) sözcüğüne mal- ekleyerek malbona (kötü), ona da ne- ekleyerek nemalbona (kötü olmayan) sözcüğünü elde ettik. Peki malnebona olabilir miydi? Dilbilgisi bakımından evet, ancak anlam bakımından hayır diyebiliriz. Çünkü nebona "iyi olmayan" demektir, mal- eki ise anlamı tam zıttına çevirir. Halbuki "iyi olmayan" kavramının anlamca zıttı yoktur. "İyi", "iyi olmayan"ın değil "kötü"nün zıttıdır. "Kötü olmayan" da "iyi olmayan"ın zıttı değildir, çünkü iyi olmayan birşey kötü de olmayabilir. Yani özetle, malnebona teorik olarak doğru bir sözcüktür ama hiçbir tutarlı anlam ifade etmez.

* Şu ana dek gördüğümüz üzere Esperanto mantık kurallarına oldukça bağlı bir dildir. Buna göre teorik olarak malmalbona ve nenebona sözcükleri bona ile aynı anlama, yani "iyi" anlamına gelmelidir. Öyleyse bu sözcükler mantıklıdır, ama elbette bunları günlük hayatta kullanmak son derece mantıksızdır.

Sıfatlar[düzenle]

Hemen hemen bütün isimlerin o ile bittiğini hatırlayalım. Sıfatlar için de benzer bir durum sözkonusudur. Bütün sıfatlar a ile biter.

Esperanto Türkçe
bona iyi
bela güzel (vb.)
malnova eski
granda büyük
maljuna yaşlı

* Aslında sondaki -o'yu -a'ya çevirerek isimden sıfat yapmak, sondaki -a'yı -o'ya çevirerek de sıfattan isim yapmak mümkündür. İlk aşamada bunun ayrıntısından bahsetmeye gerek duymuyoruz, bunu yapmaya zaman içinde kendi kendinize alışacaksınız.

İsmi Sıfatla Niteleme[düzenle]

Esperanto'da yalın durumdaki adları sıfatla niteleme işini aynen Türkçe'deki gibi yapaniliriz.

Esperanto Türkçe Okunuş
bona instruisto iyi (bir) öğretmen bona instruisto
bela infano güzel (bir) çocuk bela infano
malnova libro eski (bir) kitap malnova libro
granda urbo büyük (bir) şehir granda urbo
maljuna viro yaşlı (bir) adam malyuna viro

Türkçe'den farklı olarak Esperanto'da önce ismi, sonra sıfatı söylemek de mümkündür.

Esperanto (1) Esperanto (2) Türkçe
malbona studento studento malbona kötü (bir) öğrenci
malalta virino virino malalta kısa bir kadın
nova tago tago nova yeni (bir) gün
nebona homo homo nebona iyi olmayan (bir) insan
longa nokto nokto longa uzun (bir) gece

1. sütundaki kullanım, 2. sütundakilere göre daha yaygındır.

Birden çok sıfat kullanarak da Türkçedekine benzer yapıda tamlamalar oluşturabiliriz.

Esperanto Türkçe
juna bela virino genç güzel (bir) kadın
bela malgranda urbo güzel küçük (bir) şehir
bona malnova libro iyi (bir) eski kitap

* Umarım en son örneğin neden "iyi eski (bir) kitap" diye değil de "iyi (bir) eski kitap" biçiminde çevrildiğine takılmamışsınızdır. Sonuçta çeviri matematik kurallarıyla açıklanamaz, esas olan, anlamı uygun şekilde karşılamaktır. Bundan sonraki derslerde bu tür önemsiz ayrıntılarla ilgili ayrıca açıklama yapmayacağım ancak çevirinin yeterince farklı olmasını gerektiren önemli bir neden varsa bunu belirteceğim.

Sıralama serbestliği bu tür tamlamalarda da vardır. Örneğin, son tamlamayı söylemek için 6 ayrı alternatifimiz var:

Esperanto Türkçe
bona malnova libro iyi (bir) eski kitap
malnova bona libro iyi (bir) eski kitap
libro bona malnova iyi (bir) eski kitap
libro malnova bona iyi (bir) eski kitap
bona libro malnova iyi (bir) eski kitap
malnova libro bona iyi (bir) eski kitap

Sıfat Cümlesi[düzenle]

Esperanto'da sıfat cümlesi kurmak kolaydır ve isim cümlesi kurmakla arasında önemli bir fark yoktur. Örnekleri inceleyelim:

Esperanto Türkçe Okunuş
Mi estas alta. Ben uzun( boyluy)um. mi estas alta
Istanbulo estas granda. İstanbul büyüktür. istanbulo estas granda
Li estas juna. O (erkek) genç. li estas yuna

Her ne kadar sıfat cümlesi olmasa da, yeri gelmişken yüklemi nitelenmiş ad olan isim cümlelerine örnek verelim.

Esperanto Türkçe Okunuş
Esperanto estas bona lingvo. Esperanto iyi bir dildir. esperanto estas bona lingvo
Mi estas bona homo. Ben iy bir insanım. mi estas bona homo
Istanbulo estas bela urbo. İstanbul güzel bir şehir. istanbulo estas bela urbo
Ŝi estas malbona instruisto. O (kadın) kötü bir öğretmen. şi estas malbona instruisto

Sıralama konusunda hâlâ yeterince özgürüz.

Esperanto Türkçe Okunuş
Juna estas Ayşe. Ayşe gençtir. yuna estas ayşe
Instruisto mi estas. Ben bir öğretmenim. instruisto mi estas
Estas li juna. O (erkek) genç. li estas yuna

Yine de hiçbir zaman aşağıdaki gibi anlaşılması zor bir sıra kullanmamaya özen göstermek iyi olur değil mi?

Esperanto Türkçe
Estas studento malnova instruisto. Eski bir öğretmen, bir öğrenci.
Eski bir öğrenci, bir öğretmen.

* Ne dediği pek belli olmayan yukarıdaki cümleyi bir kenara bırakırsak, bugüne kadarki bütün cümlelerimizin öznesi ya özel isim (Turkio, Esperanto, Ayşe, ...) ya da bir şahıs zamiri (Mi, Li, ...) oldu. Çünkü cins isimleri kullanmadan önce artikelin kullanımını öğrenmek iyi olacak ve bu konuyu da 4. derste ele alacağız.

Olumsuzluk[düzenle]

Esperanto'da temel olumsuzluk sözcüğü "ne"dir.

Sıra çok önemli olmamakla birlikte, bir cümleyi olumsuzlaştırmanın en kolay yolu yüklemin öncesine ne getirmektir. Şu ana kadar eylem temelli bir yüklem olarak yalnızca estas´ı öğrendik.

Esperanto Türkçe Okunuş
Mi ne estas malalta. Ben kısa boylu değilim. mi ne estas malalta
Istanbulo ne estas lando. İstanbul bir ülke değildir. istanbulo ne estas lando
Li ne estas malbona viro. O (erkek), kötü bir adam değildir. li ne estas malbona viro

* Ne´nin cümledeki konumunu değiştirebiliriz. Olumsuzluk durumu aynı kalır ama olumsuzluk vurgusu ne´den sonra gelen sözcüğe kayar. Çok önemli olmadığınıdan şimdilik bunun üstünde durmayacağız.

Pratik[düzenle]

Özet[düzenle]

  • Sıfatlar -a ile biterler ve nitelediği ismin sonuna veya başına getirilebilirler.
  • Mal- öneki kelimeyi zıt anlama çevirir, ne- öneki zıt anlama göre daha zayıf olan "... olmayan" anlamı verir.
  • Yalnız başına kullanıldığında ne cümleyi olumsuz yapar, alışılmış yeri yüklemin önüdür.

Alıştırmalar[düzenle]

Anahtar[düzenle]

3. Ders[düzenle]

Bu bölümde işlenen konular
Sözcük bilgisi Ĝi, Mia, Lia, Ŝia, Ĝia, Turka, Akvo, Kafo, Teo, Amiko, Ami, Ŝati, Vidi, Legi, Lerni, Paroli, Trinki, Hieraŭ, Hodiaŭ, Morgaŭ
Dilbilgisi Fiiller, Temel zamanlar, Fiil cümlesi, Nesne

Sözcükler[düzenle]

Ĝi[düzenle]

= o (cinssiz)/ ci /

Ĝ (ĝ) harfinin Türkçedeki "c" sesini verdiğine dikkat edelim ve bunu unutmayalım.

Li, Ŝi ve Ĝi[düzenle]

Şimdiye kadar o anlamına gelen 3 şahıs zamiri öğrendik: Li, Ŝi ve Ĝi.

Bunları nerede kullanacağınızı netleştirelim:

Kastedilen özne Kullanılabilecek zamir(ler)
Her yaşta erkek insan Li
Her yaşta dişi insan Ŝi
Cinsiyeti bilinmeyen insan Yetişkinse Li, küçük bebekler için Ĝi
Erkek hayvan Ĝi veya Li
Dişi hayvan Ĝi veya Ŝi
Cinsiyeti bilinmeyen hayvan Ĝi
Doğaüstü varlıklar Genelde Li, duruma göre diğerleri de mümkün
Somut veya soyut diğer her şey Ĝi

(Aslında karışık bir şey yok. Özetle, li bilinçli genel canlılar (insan ve insanüstü) ve her türlü erkek için, ŝi her türlü dişi için, ĝi hayvanlar, cansızlar, kavramlar ve bazen de bebekler için kullanılır. Li, ŝi, ĝi'nin kullanımı, eğer biliyorsanız İngilizce'deki he, she, it'in kullanımıyla neredeyse aynıdır. Hâlâ size anormal gelen bir durum varsa, bunu sorun etmeyip zamanın akışına bırakın. Zaman içerisinde verilecek örnekler sayesinde bu zamirlerin kullanım alanlarına kolayca alışacaksınız.)

Mia[düzenle]

= benim/ mia /

(Daha önce de belirttiğimiz gibi, böyle bir sözcüğü kolayınıza gelen şekilde telaffuz edebilirsiniz, yani "i" ile "a" arasında belli-belirsiz bir "y" sesi varmış gibi davranabilirsiniz. Ama elbette Türkçe "şiar" kelimesinde olduğu gibi, "i" le "a"yı ayrık okuyabilirsiniz (ki kelimenin yazımı normalde bunu gerektirir). Sonuç olarak size kolay geleni yapmanız yeterli. Aynı durum aşağıdaki "lia", "ŝia", "ĝia", "hieraŭ" ve "hodiaŭ" gibi sözcükler için de geçerli. Esperanto, kendi kuralları çerçevesinde yazıldığı gibi okunur. Bu nedenle bu konuyu uzatmak gereksiz.)

Lia[düzenle]

= (erkek) onun/ lia /

Ŝia[düzenle]

= (dişi) onun/ şia /

Ĝia[düzenle]

= (cinssiz) onun/ cia /

Lia, Ŝia ve Ĝia[düzenle]

Bu üç iyelik zamirinin kullanım alanı li, ŝi ve ĝi´nin yukarıda bahsettiğimiz kullanım alanlarına birebir karşılık gelir, yani örneğin ŝi zamiri kullanacağınız birine ait olan bir şey için ŝia sıfatını kullanırsınız.

Şu tabloyu inceleyelim:

E-o Türkçe E-o Türkçe
Mi ben Mia benim
Li o (erkek) Lia (erkek) onun
Ŝi o (dişi) Ŝia (dişi) onun
Ĝi o (cinssiz) Ĝia (cinssiz) onun

(E-o, Esperanto anlamına gelen yaygın bir kısaltmadır.)

Bu tablo sakın size, sona -a eklemenin -nın, -nin anlamı verdiğini düşündürmesin. Böyle bir kullanım yoktur, bu yalnızca zamirler için geçerli olan çok özel bir durumdur.

Mia, lia, ŝia ve ĝia birer sıfattır ve kullanımları geçen ders öğrendiğimiz sıfatlar gibidir.

Turka[düzenle]

= Türk, türkle ilgili, türkçe olan vb./ turka /

Turka, turko'nun sıfat halidir. İsimleri nitelemek için daima sıfat kullanıldığını unutmayalım. Bu nedenle, Turko Türk anlamına gelmesine karşın "turko studento" demek yanlıştır, "turka studento" ise "türk öğrenci" anlamına gelen doğru bir kelime grubudur, elbette alternatif olarak "studento turka" da denebilir.

La turka (lingvo)[düzenle]

= Türk Dili, Türkçe/ la turka (lingvo) /

Esperanto'da çoğu dil için ayrı bir ad yoktur. Dil adları turka gibi millî sıfatlar yardımıyla ifade edilir. Türkçe'nin Esperanto'daki adı "la turka lingvo"dur. Bu uzun adı kullanmak yerine kısaca "la turka" da denir.

("La turka" -a ile bittiğinden sıfat izlenimi verse de, daha öğrenmediğimiz "la"dan ve cümlenin gelişinden bunun "lingvo"su söylenmemiş bir dil adı olduğunu anlarız.)

Akvo[düzenle]

= su/ akvo /

Kafo[düzenle]

= kahve/ kafo /

Teo[düzenle]

= çay/ teo /

Amiko[düzenle]

= arkadaş/ amiko /

Ami[düzenle]

= sevmek/ ami /

Ŝati[düzenle]

= -den hoşlanmak, sevmek/ şati /

Ami ve Ŝati[düzenle]

Ami, ŝati´ye göre daha güçlüdür ve daha çok duygusal bir bağı (aşk olması şart değil) belirtmek için kullanılır.

(Biz Türkçde "çayı" veya "resim yapmayı" "sevebiliriz" ama Esperanto'da genelde bunlardan "hoşlanılır" (ŝati). Bunlar için "ami" de kullanılır ama anlam çok derinleşir (resim yapmaya aşığım gibi). Ami fiili en çok sevgili, anne vb. akraba, yakın dost, evcil hayvan ve diğer insanlar için kullanılsa da, bunlar için ŝati kullanmak da mümkündür.)

Vidi[düzenle]

= görmek/ vidi /

Legi[düzenle]

= okumak/ legi /

Lerni[düzenle]

= öğrenmek/ lerni /

Paroli[düzenle]

= konuşmak/ paroli /

Trinki[düzenle]

= içmek/ trinki /

Hieraŭ[düzenle]

= dün/ hieraw /

Esperanto'da Ŭ (ŭ) harfi w sesiyle okunur, yani sessiz bir harftir. W sesi, ağzı u harfi söyleyecek konuma getirip u harfini söylemeyerek elde edilir. Elde edilen ses v sesine çok benzer olur. Hatta, yanlış anlaşılmaya yol açacak sözcükler bulunmadığından, kendinizi zorlamayıp bu harfi direkt olarak v gibi okumanızda da bizce hiçbir sakınca yoktur.

Hodiaŭ[düzenle]

= bugün/ hodiaw /

Morgaŭ[düzenle]

= yarın/ morgaw /

(Eğer hangi dilden geldiklerini bilmiyorsanız hieraŭ (dün), hodiaŭ (bugün) ve morgaŭ (yarın) sözcüklerini karıştırmanız olasıdır. Bu sözcüklerin alfabetik sırasıyla, belirttikleri zaman sırasının aynı olmasına dikkat ederseniz anlamlarını karıştırmazsınız.)

Dilbilgisi[düzenle]

Fiiller[düzenle]

Esperanto'da mastar hâlindeki fiiller i ile biter. Örneklere bakalım:

Esperanto Türkçe
lerni öğrenmek
legi okumak
paroli konuşmak
ŝati hoşlanmak
vidi görmek
ami sevmek
trinki mek

Daha önce öğrendiğimiz estas çekimlenmiş bir fiildir. "Estas"ın mastar hali "esti"dir. Türkçe'de tam bir karşılığı yoktur ama nasıl kullanıldığını öğrenmek çok kolaydır.

Temel Zamanlar[düzenle]

Güncel Zaman[düzenle]

Güncel zaman, Türkçedeki şimdiki zaman ve geniş zamana karşılık gelir. Güncel zaman as sonekiyle yapılır.

Esperanto Türkçe
lernas öğreniyor, öğrenir
legas okuyor, okur
parolas konuşuyor, konuşur
ŝatas hoşlanıyor, hoşlanır, sever
vidas görüyor, görür
amas seviyor, sever
trinkas iyor, içer

Daha önceden öğrendiğimiz estas, esti fiilinin güncel zaman çekimi olmaktadır.

Esperanto Türkçe
Esperanto estas bela lingvo. Esperanto güzel bir dildir.
Li estas mia amiko. O benim arkadaşım.
Ŝia nova instruisto ne estas turka. Onun yeni öğretmeni Türk değil.

(Karıştırılacağını zannetmiyorum ama her ihtimale karşı; son cümlede ŝia ile gizlice bahsi geçen "o" (öğretmene sahip olan kişi) dişidir, öğretmanin bayan veya erkek olduğuyla ilgili bir bilgi yoktur.)

("Ŝia nova instruisto ne estas turka." yerine "Ŝia nova instruisto ne estas turko." da denebilirdi. İki cümle arasında anlamca hiçbir fark yok, yalnızca biri sıfat biri isim cümlesi. Bu durumu Esperanto'nun mantığını çözdükçe anlayacaksınız. Bir de, bu ilginç örnek sizi yanlış yönlendirmesin. Örneğin "Li estas amiko.", "o bir arkadaş" anlamına gelirken, sondaki -o'nun -a yapılmasıyla oluşan "Li estas amika." cümlesi, yaklaşık olarak "o cana yakındır" gibi farklı bir anlama gelebilir.)

Geçmiş Zaman[düzenle]

Esperanto'da geçmiş zaman is ekiyle yapılır.

Esperanto Türkçe
lernis öğrendi
legis okudu
parolis konuştu
ŝatis hoşlan(ır)dı
vidis gör
amis sev(er)di
trinkis ti

Bu zamana göre çekimlenmiş bir fiil, örneğin parolis, cümlenin gelişine göre "konuştu" dışında "konuşmuş", "konuşurdu", "konuşuyordu", "konuşmaktaydı", "konuşmuştu" vb. anlamlara da gelebilir. Bu ek anlamların bazılarını kesin olarak vermek de mümkündür, bu yolları daha sonra göreceğiz.

Esti fiilinin geçmiş zaman çekimi olan estis, "idi" anlamına gelmektedir. Bununla ilgili örnekleri inceleyelim:

Esperanto Türkçe
Mi estis ŝia studento. Ben onun [o bayanın] öğrencisiydim.
Ĝi estis mia. O (şey) benimdi.
Hieraŭ mi estis malbona. Dün kötüydüm.

Son cümlede kullanılan hieraŭ yapıca olmasa da, anlamca zaman zarfı işlevi görmektedir. Bu tür kelimelerin cümledeki yeri çoğu kez önemsizdir. "Hieraŭ mi estis malbona." yerine "Mi hieraŭ estis malbona.", "Mi estis malbona hieraŭ." ... diyebiliriz.

Gelecek Zaman[düzenle]

Gelecek zaman os ekiyle elde edilir.

Esperanto Türkçe
lernos öğrenecek
legos okuyacak
parolos konuşacak
ŝatos hoşlanacak
vidos görecek
amos sevecek
trinkos ecek

Esti´nin gelecek zaman çekimi olan estos tahmin edebileceğiniz gibi "... (durumunda) olacak" gibi bir anlama gelir.

Esperanto Türkçe
Morgaŭ ŝi estos bela. Yarın, o güzel olacak.
Li estos mia nova instruisto. O (erkek), benim yeni öğretmenim olacak.
Mi ne estos mia studento. Kendimin öğrencisi olmayacağım.

(Son örneğin biraz saçma olmasına aldırmayın.)

Fiil Cümlesi[düzenle]

Her zaman olmasa da, genelde Esperanto fiil cümlelerinde özne ve yüklem mutlaka bulunur.

(Bu kuralın nadir görülen istisnaları genelde yüklem+zarf şeklindeki cümlelerdir. Bunlarla sonra karşılaşacağız.)

Aşağıdakiler çok basit fiil cümleleridir:

Esperanto Türkçe
Mi legis. Okudum.
Li parolas. O (erkek) konuşu(yo)r.
Mi vidos morgaŭ. Yarın göreceğim.

Fiil cümlelerinde de öğe sırası önemsizdir. Örneğin "Mi vidos morgaŭ." dışında, "Mi morgaŭ vidos.", "Vidos mi morgaŭ.", "Vidos morgaŭ mi.", "Morgaŭ mi vidos.", "Morgaŭ vidos mi." cümlelerinin hepsi doğrudur ve (belki küçük vurgu farkları hariç) hepsi aynı anlama gelir.

Nesne[düzenle]

Eğer bir cümledeki yüklem geçişli ise bu cümlede nesne bulunabilir. Nesne, fiilden direkt olarak etkilenen öğeye verilen addır. Esperanto'da nesne -n son ekiyle belirtilir. Bu Türkçede en çok -(y)ı/i/u/ü ve -(y)a/e eklerine karşılık gelirken, bazen başka bir eke veya yerine göre yalın duruma karşılık gelebilir. Aşağıdaki örnekleri incelediğinizde -n´nin ne işe yaradığını daha net anlayacaksınız:

Esperanto Türkçe
Mi amas vin. Seni seviyorum.
Ŝi legis libron. O (kız) bir kitap okudu.
Mi trinkos teon. Çay içeceğim.
Mia amiko ŝatas kafon. Arkadaşım kahveyi sever.
Mia instruisto vidis min. Öğretmenim beni gördü [görmüş].
Mi lernas Esperanton. Esperanto öğreniyorum.
Mi ne parolas la turkan. Türkçe konuşmuyorum [bilmiyorum].

Esperanto'da cümle öğelerinin yerini değiştirebilmemizi -n ekine borçluyuz. Örneğin Mi amas vin. yerine Vin amas mi. (veya Mi vin amas., Amas vin mi. ...) diyebiliriz, çünkü -n hâlâ vi´ye eklidir. Ancak nesnenin yerini değiştirip Min amas vi. veya Vi amas min. dediğimizde anlamın "Beni seviyorsun." şeklinde değişeceğini görmek zor değildir.

İsim-Sıfat Uyumu[düzenle]

Esperanto'da, Türkçede olmayan çok ilginç bir durum vardır. Sıfatlar, bağlı olduğu isme iki konuda uyum gösterirler. Bu uyumlardan ilk öğreneceğimiz nesne uyumudur. Şöyle ki, eğer bir sıfat tamlaması nesne ise -n ekini hem isim, hem de sıfat alır.

Esperanto Türkçe
Mi legis malnovan libron. Eski bir kitap okudum.
Li ne ŝatas turkan kafon. O (erkek) türk kahvesi sevmez.
Mi amas ŝian amikon. Onun [o kızın] arkadaşını seviyorum.
Li vidis belan malaltan infanon. O (erkek), güzel kısa bir çocuk gördü.
Mi trinkos kafon bonan. İyi [güzel] bir kahve içeceğim.

(Bu durum ilk başta anormal gelse de, yanlış anlaşılmayı önleme açısından çok kullanışlıdır ve dili iyice öğrenmiş olanlara geniş bir ifade alanı sağlar. Bazen, özellikle de ilk zamanlarda, iki (veya daha çok) kelimeden birine -n eklemeyi unutabilirsiniz. Bu arasıra herkesin yaptığı küçük bir hatadır, dert etmeyin.)

Son bir uyarıda daha bulunalım;

La turka (lingvo) sözcük grubundaki la, -n takısı almaz, çünkü sıfat değildir.

Mi parolas la turkan lingvon., veya daha kısa söylemek istersek Mi parolas la turkan. "Türkçe konuşurum." anlamına gelebilecek doğru birer cümledir.

Mi parolas lan turkan lingvon. ve Mi parolas lan turkan. cümleleri ise yanlıştır, çünkü la, -n ekini kabul etmez.

La´nın tam olarak ne olduğunu sonraki derste ayrıntısıyla inceleyeceğiz.

Özet[düzenle]

  • Fiillerin mastar hâli (-mak, -mek) -i ile biter.
  • Geçmiş zaman -is, güncel (şimdiki, geniş) zaman -as, gelecek zaman -os ile yapılır.
  • Nesneye (yüklemden direkt olarak etkilenen öğeye) -n eklenir.
  • Nesne sıfatlarla nitelenmiş bir isim ise, hem isme hem de sıfatlara -n eklenir.
↑ İçindekiler ↑
← 2. Ders Yazdırılabilir sürüm 4. Ders →

4. Ders[düzenle]

↑ İçindekiler ↑
← 3. Ders Yazdırılabilir sürüm 5. Ders →
Bu bölümde işlenen konular
Sözcük bilgisi
Dilbilgisi Çoğulluk, Belirlilik, Evet-Hayır Soruları
Pratik - İletişim kurma

Sözcükler[düzenle]

Domo[düzenle]

Dilbilgisi[düzenle]

Belirlilik[düzenle]

Esperanto'da belirliliği sağlayan sözcük "la"dır.

"La", anlamı çok fazla değiştiren bir sözcük değildir, yalnızca ayrıntı verir. Bu nedenle eğer anlamazsanız üzerinde çok fazla durup zaman kaybetmenize gerek yok.

Özetle denebilir ki;

  • Bir cins ismin (veya cins isim değerindeki sözcük grubunun) başında la yoksa bu, konuşulan kişinin (veya okurun) sözkonusu isim hakkında belirleyici bilgisi bulunmadığını gösterir. Bu durumda isim "herhangilik" anlamı kazanır.
  • Bir cins ismin (veya cins isim değerindeki sözcük grubunun) başında la varsa bu, konuşulan kişinin (veya okurun) sözkonusu sözcükle tam olarak hangi şeyin/kişinin kastedildiğini anlayacağı beklentisini ifade eder.

Daha iyi anlamak için Türkçeden örnek verelim. Türkçede la olsaydı;

  • "Su içiyorum." cümlesinde "su"nun başına la konmazdı. Ama "su"nun başına la getirip "La su içiyorum." deseydik bu cümle içilen suyun belirli bir su (örneğin muhatabın görmekte olduğu masanın üzerindeki bardakta duran su) olduğunu ima ederdi ki, biz bu nüansı günümüz Türkçesinde Suyu içiyorum. şeklinde verebiliriz.
  • "Buraya gelirken işçiler gördük." cümlesinde "işçiler"in başında la olmazdı. Bu cümleyi "Buraya gelirken la işçiler gördük." şekline dönüştürseydik, günümüz Türkçesiyle "Buraya gelirken işçileri gördük." demiş olacaktık. Bir bakıma, özellikle hangi işçilerden bahsetmiş olduğumuzu belirtmiş olacaktık.

(Yukarıdaki örneklerde la nesnelere getirildi. Böylece Türkçedeki anlam değişimini hemen gözlemledik. Çünkü Türkçede nesne belirtili ve belirtisiz olabilir. Eğer bunun ne anlama geldiğini bilmiyorsanız, "belirtili nesne" ile "belirtisiz nesne" arasındaki farkı internetten araştırarak öğrenebilirsiniz. Ancak ne var ki Türkçe, nesne dışındaki öğelerde belirlilik/belirsizlik ayrımını yapacak genel yapılara sahip değildir. Bu yüzden aşağıdaki örneklerde oluşan anlam farkı Türkçe cümle yapısına yansımaz.) ........................

"La"nın etkisini en kolay cümle içinde görürüz. Bu şekildeki örnekleri vermeden önce aşağıdaki uyarıları yapalım.

  • Özel isimler kendiliğinden belirlidir, yani La Istanbulo, La Turkio, La Mustafa gibi kullanımlar pek normal değildir. Buralarda "la" kullanılmamalı.
  • Şahıs zamirleri (mi, ci, li, ŝi, ĝi, ni, vi, ili, oni, si) kendiliğinden belirlidir. La mi diye bir şey olmaz, sadece Mi demek gerekir.
  • İyelik zamiri alan sözcük belirli sayılır. Örneğin La mia libro, La via patro yanlıştır, buralarda "la" olmaz.
  • La mia libro yanlıştır dedik ama La mia diye bir kullanım vardır. Bunun ne işe yaradığını az sonra açıklayacağız.

La + İyelik Zamiri[düzenle]

...................

Çoğulluk[düzenle]

Esperanto'da bir adı çoğul yapmak için ona -j eklemek yeterlidir. (Esperanto j harfinin Türkçedeki y gibi okunduğunu unutmayalım.)

Esperanto Türkçe
Libroj kitaplar
Vesperoj Akşamlar
Virinoj Kadınlar
Instruistoj Öğretmenler
Urboj Şehirler

İsim-Sıfat Çoğul Uyumu[düzenle]

Sıfatın isme iki yönden uyum sağladığını belirtmiştik. Bunlardan ilki -n nesne ekiydi. Diğeri ise -j çoğul ekidir.

Bir sözcük çoğul ise, onu niteleyen bütün sıfatlar çoğul eki almak zorundadır.

Esperanto Türkçe
Maljunaj homoj Yaşlı insanlar
Malnovaj tagoj Eski günler
Miaj novaj studentoj Yeni öğrencilerim
Grandaj domoj malnovaj Büyük eski evler

Zaman zaman -j´lerden bazıları unutkanlığınıza kurban gidebilir. Bu önemli bir sorun değildir ve alışkanlığa bağlı olarak zaman içinde kendiliğinden çözülür.

Cümlede Çoğul Uyumu[düzenle]

Çoğul Nesne[düzenle]

Evet-Hayır Soruları[düzenle]

Soruyla Onay Bekleme[düzenle]

Pratik[düzenle]

Özet[düzenle]

Alıştırmalar[düzenle]

Anahtar[düzenle]

5. Ders[düzenle]

↑ İçindekiler ↑
← 4. Ders Yazdırılabilir sürüm 6. Ders →
Bu bölümde işlenen konular
Sözcük bilgisi
Dilbilgisi
Pratik - İletişim kurma

Sözcükler[düzenle]

Dilbilgisi[düzenle]

Pratik[düzenle]

Özet[düzenle]

Alıştırmalar[düzenle]

Anahtar[düzenle]

Ekler[düzenle]

İleri Seviyede Dersler[düzenle]

↑ İçindekiler ↑
Ek: Yazdırılabilir sürüm

Bu sayfada, bir miktar Esperanto bilmekle birlikte dilbilgisi konusunda kendini yeterli görmeyenler için, dilbilgisi konuları standart referanslar ele alınarak biraz daha ayrıntılı bir biçimde işlenmektedir. Eğer dili hatasız kullanmak gibi bir gayeniz yoksa, yani Esperanto konuşurken anlaşılır olmayı yeterli görüyorsanız, pratik bir değeri olmayan bu dersleri incelemenize gerek yoktur.

Esperanto'da Sözcük Türleri[düzenle]

↑ İçindekiler ↑
← İleri Esperanto Yazdırılabilir sürüm Standart İsimler →

Diğer konulara geçmeden önce Esperanto'da iki farklı sözcük türünün var olduğuna dikkat etmemiz yararlı olacaktır.

Bunlardan ilki finaĵvorto denen sözcüklerdir. İlk olarak bunlardan söz edelim.

Finaĵvorto[düzenle]

Bu sözcükler dilin düzenli yapıları olup yerine göre isim, sıfat, zarf veya fiil durumuna geçebilirlier. Ancak direkt olarak kök halinde kullanılmazlar. (Kesme işateriyle kullanımlarından daha sonra bahsedeceğiz).

Basit bir finaĵvorto KÖK + BİTİŞ şeklindeki bir sözcüktür. Ancak bitişten önce birden çok kökler, hatta herhangi kelimeler de bulunabilir.

Yalnızca 9 adet normal bitiş vardır: -A, -E, -I, -O, -U, -AS, -IS, -OS, -US. Bitişler sözcük türünü veya fiil zamanını belirlerler. Normalde -J ve -N bitiş olarak kabul edilmez. Bu ikisini daha sonra inceleyeceğiz.

Kökler ise bitişsiz kullanılmayan sözcük parçalarıdır. Kökler çok farklı anlamları karşılayabilirler. Örneğin; insanlar, hayvanlar, eylemler, nitelikler, soyut kavramlar, nesneler vb..

Bu durumda finaĵvortolara örnek olarak şunlar verilebilir:

Esperanto Türkçe
patr.o baba
roz.o gül
sun.o güneş
am.o sevgi
san.a sağlıklı
verd.a yeşil
eg.e çokça, kocaman
aparten.i ait olmak
bril.as parlar, parlıyor
est.os olacak

Genel bir kural olarak her bir kökün 9 bitişin her birine uyum gösterdiği kabul edilir. Bazı kök+bitiş kombinasyonlarının kullanımı yaygın olmayabilir veya anlam tam olarak tahmin edilemeyebilir. Yine de, bunların kullanılmasında kurala uygunluk açısından bir sorun yoktur. Örneğin,

Esperanto Türkçe
homo insan
homa insan olan, insana ait, insanla ilgili
home insan olarak, insanca
homi insan olmak
homas insandır
vb. ...
Esperanto Türkçe
bluo mavi (rengin adı)
blua mavi (sıfat)
blue mavi bir şekilde, mavice
blui mavi olmak
bluas mavidir
vb. ...
Esperanto Türkçe
kuro koşu
kura koşusal, koşu ile ilgili
kure koşu olarak
kuri koşmak
kuras koşar, koşuyor
vb. ...

Birden fazla kökün veya sözcüğün birleşimiyle oluşan finaĵvortolar da vardır. Örneğin,

Esperanto Yapı Türkçe
vapor.ŝip.o buhar.gemi.isim vapur
fin.aĵ.vort.o son.şey.kelime.isim bitişli sözcük
brak.horloĝ.o kol.saat(alet).isim kol saati
mar.stel.o deniz.yıldız.isim deniz yıldızı
pluv.nub.o yağmur.bulut.isim yağmur bulutu
al.ven.i -e.gelmek.fiil ulaşmak
tag.mez.o gün.orta.isim öğle
post.(tag.mez.o) sonra.(öğle) öğleden sonra
roz.kolor.a gül.renk.sıfat pembe
brak.ring.o kol.yüzük.isim bilezik
ring.o.fingr.o yüzük.isim.parmak.isim yüzük parmağı
bild.o.punkt.o resim.isim.nokta.isim piksel

Son iki örnekte, söyleniş zorluğunu yenmek için ilk birleşenlerin tür belirteci (-o harfi) düşürülmemiştir. Bu kişisel tercihe bağlı bir kullanım olup ara -o'ların söylenmesi veya söylenmemesi dilbilgisi açısından bir farklılık arz etmemektedir.

Daha sonraları inceleyeceğimiz yapım ekleri de aslında normal bir kök statüsündedir ve bazıları hiç yaygın olmasa da, teorik olarak her biri bitişlerle birlikte ayrı bir sözcük olarak kullanılabilir.

Esperanto'da binlerce kök mevcuttur (yaklaşık 15-20 bin kadar). Bunların bir çoğu terimsel anlamlar içerir. Örneğin biyolojik tür adı, element-bileşik adları gibi. Dolayısıyla ilk etapta bilinmesi gereken köklerin sayısı bu denli çok değildir. Bu köklerle bitişler çarpılırsa ve eklerle birleşik kelimeler de hesaba katılırsa (elbette sonsuz ama kullanılabilirlik bakımından) en az birkaç milyon sözcük, anlamları anlaşılacak biçimde üretilebilir. (Şu an çok çeşitli alanlarda sayısız eserin yazılmış veya çevrilmiş olduğu İngilizce'de dahi kullanıma hazır sözcük sayısı 1 milyonun yalnızca biraz üzerindedir). Oluşacak bu yeni sözcüklerin her biri birer bitişe sahip olacağı için birer finaĵvorto olacaktır. Bu bakımdan finaĵvortoların Esperanto'daki sözcüklerin çok çok büyük bir çoğunluğunu oluşturduğu söylenebilir.

Vorteto[düzenle]

Finaĵvorto olmayan sözcüklere vorteto (kelimecik) denir.

Vortetolar sözcük dağarcığında sınırlı bir yer tutarlar. Toplamda 200'den az vorteto vardır ve finaĵvortoların aksine yeni vorteto üretmek kolay kolay mümkün değildir.

Sayıları çok az olmasına karşın çok temel anlamları veya dilbilgisel amaçları karşıladıklarından vortetolar en az finaĵvortolar kadar sık karşımıza çıkarlar.

Bu sözcükleri finaĵvortolardan ayıran özellik, bunların bitişsiz olarak yani kök halinde kullanılmalarıdır.

Aşağıda Esperanto'da mevcut olan bütün resmi vortetoların listesi verilmiştir:

Esperanto Türkçe
adiaŭ hoşçakal
ajn herhangi
al -e
almenaŭ en azından
ambaŭ her iki, her ikisi
ankaŭ de, dahi
ankoraŭ hâlâ
anstataŭ yerine
antaŭ önce, önünde
apenaŭ neredeyse hiç, -er -mez, -den çok değil
apud yanında
veya
baldaŭ yakında
bis bir daha!
cent 100
ci sen (kullanılmaz)
ĉar çünkü, olduğundan
ĉe -de, yakınında
ĉi (yakınlık bildirir)
ĉia her tür
ĉial her sebeple
ĉiam her zaman
ĉie her yer
ĉiel her şekilde
ĉies herkesin
ĉio her şey
ĉiom tamamı
ĉirkaŭ çevresinde
ĉiu her, herkes
ĉu mi
da (miktar belirtir)
de -nin, tarafından, -den
dek on
des o kadar ...
do sonuçta, böylece
du iki
dum süresince
bile
ekster dışarısında
el -den
en içinde, -de
fi (aşağılama veya kötü durum belirten ünlem)
for (uzaklaşma belirtir)
ĝi o (cinssiz)
ĝis -e kadar
ha (herhangi bir şey belirten bir ünlem)
he hey!, (seslenerek dikkât çekmede kullanılan ünlem)
hieraŭ dün
ho o!, ya, ey
hodiaŭ bugün
hura (neşe veya onaylama belirten ünlem)
ia bir tür
ial bir nedenle
iam bir zaman
ie bir yerde
iel bir şekilde
ies birinin
ili onlar
inter arasında
io bir şey
iom bir miktar
iu biri
ja elbette, (anlamı çokça güçlendirir)
jam artık, çoktan
je (belirli bir anlamı olmayan edat)
jen işte
jes evet
ju ne kadar ...
ĵus daha yeni, henüz
kaj ve
ke ki
kia ne tür, nasıl
kial neden
kiam ne zaman
kie nerede
kiel nasıl, gibi
kies kimin
kio ne
kiom ne kadar
kiu kim, hangi
kontraŭ karşısında
krom hariç
kun ile
kvankam olmasına rağmen
kvar dört
kvazaŭ sanki
kvin beş
la (belirli artikel)
laŭ -e göre, boyunca
li o (erkek)
malgraŭ -e rağmen
mem kendi
mi ben
mil 1000
minus eksi
morgaŭ yarın
naŭ dokuz
ne (olumsuzluk verir)
nek ne ...
nenia hiçbir tür
nenial hiçbir sebeple
neniam hiçbir zaman
nenie hiçbir yerde
neniel hiçbir şekilde
nenies kimsenin
nenio hiçbir şey
neniom hiç
neniu hiçbiri, hiçkimse
ni biz
nu şimdi..., (geç(iştir)me sözcüğü)
nul sıfır
nun şimdi
nur sadece
ok sekiz
ol (karşılaştırma sözcüğü), -den
oni biri
per vasıtasıyla, ile
plej en ...
pli daha ...
plu daha da, hâlâ, (daha devam etmek anlamı verir)
plus artı
po -er, -şer
por için
post sonra
preskaŭ neredeyse
preter yanından
pri hakkında
pro sebebiyle, yüzünden
se eğer
sed ama
sen -siz
sep yedi
ses altı
si kendisi
ŝi o (dişi)
sub altında
super üstünde, yukarısında
sur üstünde, yüzeyinde
tamen yine de
tia o tür
tial o sebeple
tiam o zaaman
tie orada
tiel o şekilde
ties onun
tio o (şey)
tiom o kadar
tiu o
tra boyunca
trans ötesinde
tre çok
tri üç
tro çok fazla, gereğinden çok
tuj hemen, hemen şimdi, anında
unu bir
ve (sitem, gözdağı veya mutsuzluk bildiren ünlem)
vi sen, siz

Ayrıca Esperanto harf adları da böyledir: a, bo, co, ĉo, ...

Bunlar dışında örneğin Ek! (Başla!, Tamam!), Hej! (hey!) gibi "yarı-resmi" vortetolardan da bahsedilebilir.

Çok nadir olarak yeni vortetolar (yani bitişsiz isimler) üretilebildiğini belirtmiştik. Bunların sayısı çok azdır. Örnek olarak malpli ve malplej verilebilir.

Vortetolar sonlarına bitiş aldıklarında, finaĵvortoya dönüşürler. (Örn. kial → kialo (sebep), ni → nia (bizim))

Vortetoların bazıları sesli harflerle biter. Bunların normal bitişlerle karıştırılmaması gerekir. Örneğin b harfinin adı olan "bo"'daki o, isim olmayı belirtmez, kendiliğinden vardır. Dolayısıyla, bu sözcüğü kök olarak kabul ettiğimizde bon, bumi, beca gibi değil, orijinal formu bozmadan bo-on, bo-umi, bo-eca şeklinde çekimlemek gerekir.

Vortetolardan 45'i bir tabloya göre kurallı olarak üretilir. (Kio, io, nenio, ĉio, tio, tiu, tia, tie, tial, tiel, tiam, ties, tiom ... vb.) Bunlara tabelvorto denir. Bunlar sonraki konularda ayrıntılı olarak ele alınacaktır.

Standart İsimler[düzenle]

↑ İçindekiler ↑
↑ Ek: İleri Seviyede Dersler ↑
← Esperanto'da Sözcük Türleri Yazdırılabilir sürüm Standart Sıfatlar →

Bu konuda -o ile biten finaĵvortoların temel özelliklerini inceleyeceğiz. Bu tür sözcüklere Esperanto'da O-vorto denir ancak kavramın -o ile bitip isim olmayan sözcükleri de kapsayacak şekilde yanlış anlaşılmaması için burada bunları standart isimler olarak adlandıracağız.

Sonuç olarak, standart isimler isim olan fnaĵvortolardır. Dolayısıyla sonlarında bitiş olarak -o bulunur ve bunları genelde buradan tanırız.

Bir standart isim çok farklı türdeki kavramları açıklamak için kullanılabilir:

Esperanto Türkçe Kavram Türü
tablo masa nesne adı
hundo köpek hayvan türü adı
saĝo bilgelik nitelik adı
amo sevgi duygu adı
kuro koşu hareket adı
martelado çekiçle vurma eylem adı
Berlino Berlin şehir adı
Petro Petro insan adı

Standart isimler çoğul olarak kullanıldıklarında -J, nesne durumunda olduklarında -N eki alırlar. Aynı zamanda her iki durum da geçerli olduğunda bu eklerin her ikisini de aynı anda alabilirler. Ancak -J daima -N'den önce gelir.

Esperanto Türkçe
tabloj
tablon
tablojn
masalar
masayı
masaları
hundoj
hundon
hundojn
köpekler
köpeği
köpekleri

Aynı zamanda standart isimlerde bulunan -o bitişi, bazı amaçlar için kesme işareti (') ile değiştirilebilir. Ancak bu yalnızca -o bitişinden sonra hiçbir şey yoksa yapılır. Yani -o'dan sonra sonuna -j veya -n almış bir isimin bitişi kesme işaretiyle değiştirilemez.

-o Bitişli Kesme İşaretli
hundo hund’
saĝo saĝ’
amo am'
kuro kur’
Berlino Berlin’

Yukarıda kısaca bahsedilen konular ileride daha ayrıntılı bir biçimde incelenecektir.

Şimdi bu isimlerle ilgili en tartışmalı konulardan biri olarak bunların cinsiyet belirtme durumunu ele alalım.

İsimlerin cinsiyet anlamı[düzenle]

Öncelikle belirtmek gerekir ki Esperanto'da gramatik cinsiyet yoktur. (Aynı şey Türkçe'de de, İngilizce'de de var olmadığından bu kavramı bilmeyenler bulunabilir. Gramatik cinsiyet kısaca, ismin erkek veya dişi olmasına göre, aldığı eklerin veya onu niteleyen sıfatların şekil değiştirmesi olarak tanımlanabilir. Örneğin Arapça ve İspanyolca bu özelliğe sahip olan dillerdendir).

Yine de Esperanto'da birçok standart isim, kendi içerisinde cinsiyet anlamı içerir. Bu cinsiyet anlamını sondaki -o bitişinin verdiğini düşünmek yanlıştır.

Esperanto öğrenilirken nasıl ki sözcüklerin anlamının öğrenilmesi gerekiyorsa, insan ve hayvanları tanımlayan standart isimlerin de cinsiyet anlamı içerip içermedikleri öğrenilmek durumundadır. Çünkü bu konuda genel bir kural yoktur.

Esperanto'da isimler, içerdikleri varsayılan cinsiyet anlamına göre üç grupta toplanabilir: erkek isimler, dişi isimler, cinssiz isimler.

Cinssiz isimler[düzenle]

Bunlar cinsiyet anlamı içermezler. Cinsiyet anlamı vermeyen isim türlerini ve bunların bazı örneklerini şu şekilde listeleyebiliriz:


1. Çok genel hayvan ve insan isimleri

Esperanto Türkçe
besto hayvan
birdo kuş
insekto böcek
fiŝo balık
homo insan
persono kişi
infano çocuk

2. Bazı ekler

Esperanto Türkçe
-ulo (kişi eki)
-isto (meslek/ideoloji eki)
-ano (üyelik eki)
-estro (başkanlık eki)
-ido (soy eki)

3. Ortaç ekleri

Esperanto Türkçe
-anto -an
-into -mış olan
-onto -acak olan
-ato -ılan
-ito -ılmış olan
-oto -ılacak olan

4. Bütün hayvanlar

Esperanto Türkçe
kato kedi
leono aslan
ĉevalo at
zebro zebra
hundo köpek
lupo kurt
koko tavuk veya horoz
ansero kaz
pasero serçe
ezoko turnabalığı
formiko karınca
araneo örümcek
muŝo sinek

5. Ailesel olmayan çeşitli insan ilişkileri

Esperanto Türkçe
amiko arkadaş
kolego meslektaş
gasto misafir
najbaro komşu
membro üye
ĉefo şef
kamarado -daş (ortak bir yöne sahip olunan kimse)

6. Meslekler ve çeşitli insan rolleri

Esperanto Türkçe
aktoro aktör, aktris
sekretario sekreter
kelnero garson
tajloro terzi
ŝoforo şoför
geografo coğrafyacı
redaktoro editör
studento öğrenci
sklavo köle
mastro sahip
majstro maystro
moŝto ekselans
ministro bakan
nobelo asilzade
turisto turist
fripono dolandırıcı
heroo kahraman
pasaĝero yolcu
viktimo mağdur

7. Ordu mensupları

Esperanto Türkçe
soldato asker
oficiro subay
kaporalo onbaşı
leŭtenanto teğmen
kapitano yüzbaşı
kolonelo albay
generalo general
adjutanto yaver

8. Bazı din görevlileri

Esperanto Türkçe
pastro rahip
episkopo piskopos
kardinalo kardinal
diakono diyakoz
katoliko katolik
bonzo budist rahip

9. Millet, kavim, ırk sahipleri

Esperanto Türkçe
Anglo İngiliz
Svedo İsveçli
Ruso Rus
Japano Japon
Ĉino Çin
Arabo Arap
Cigano Çingene
Lapono Lapon
Judo Yahudi
Apaĉo Apaçi
Slavo Slav
indiĝeno yerli

10. Doğaüstü varlıklar

Esperanto Türkçe
dio tanrı
diablo şeytan
anĝelo melek
feo peri
koboldo gulyabani
fantomo hayalet
genio cin

Erkek isimler[düzenle]

Bu isimler söylendiğinde bahsedilen bireyin erkek olduğu anlamı kendliğinden çıkar. İşte gruplandırılmış bazı örnekler:


1. Erkek olduğu açık çeşitli isimler

Esperanto Türkçe
viro adam, erkek
sinjoro bay, bey
fraŭlo bekâr erkek
knabo erkek çocuk-genç, oğlan
bubo afacan
ĝentlemano centilmen
masklo erkek

2. Bir ek

Esperanto Türkçe
-ĉjo (erkek adı kısaltma eki)

3. Aile ile ilgili isimler

Esperanto Türkçe
patro baba
frato erkek kardeş
filo oğul
avo dede
nepo torun
nevo yeğen
onklo amca, dayı
kuzo kuzen
fianĉo nişanlı (erkek)
edzo koca (eş)
vidvo dul (erkek)

Not : Ancak, parenco (akraba) sözcüğü genelde cinssiz kabul edilir.


4. Asiller ve benzer üst kesim

Esperanto Türkçe
reĝo kral
caro çar
princo prens
grafo kont
barono baron
ŝaho şah
mikado mikado (Japon kralı)
emiro emir (Arap emiri)
samurajo samuray

Not : Ancak nobelo (asil) sözcüğünün kendisi genelde cinssiz sayılır.


5. Bazı din adamları

Esperanto Türkçe
imamo imam
papo papa
rabeno haham
abato başrahip
monaĥo keşiş

6. Hayvanlarla ilgili bazı özel kullanımlar

Esperanto Türkçe
taŭro boğa
okso öküz
kapono kısır horoz
stalono aygır

Dişi isimler[düzenle]

Bunlar anlam içeriğinde dişi olma durumu bulunan isimlerdir.


1. Dişi olduğu açık olanlar

Esperanto Türkçe
femalo dişi

2. Bazı ekler

Esperanto Türkçe
-in- dişileştirme eki
-nj- dişi ad kısaltma eki

3. Çeşitli dişi isimler

Esperanto Türkçe
amazono amazon
damo dam(a)
furio Furies
gejŝo geyşa
hetajro hetaerae
madono Meryem
matrono Matrones
megero Megaera
meretrico metres
muzo müz
nimfo Nemf
primadono prima donna
putino hayat kadını
subreto soubrette

Cinsler arası geçiş[düzenle]

Sonuç olarak, anlam bakımından isimlerin büyük bölümünün cinssiz olduğu söylenebilir. Erkek isimler çok daha azdır, dişi isimler bunlardan da az miktardadır.

Burada bahsedilen cinsiyet sınıflandırmalarına her zaman uyulması beklenemez. İsimlerin taşıdıkları cinsiyet ayrıntısı üzerinde herkesin kabul ettiği kesin bir anlaşma yoktur.

-IN eki kullanılarak, bir sözcüğe dişilik anlamı katılabilir.

İsim Cins +ino Yeni cins
homo (insan) cinssiz homino (dişi insan) dişi
viro (adam) erkek virino (kadın) dişi
studento (öğrenci) cinssiz studentino (kız öğrenci) dişi
hundo (köpek) cinssiz hundino (dişi köpek) dişi

İsim erkekse, dişisinden bahsetmek için -in kullanılır. İsim cinssizse de dişi olduğu özellikle vurgulanmak istendiğinde -in kullanılabilir. İsim dişiyse tabii ki -in kullanılmaz.

Mutlaka erkek olduğu vurugusu yapılmak isteniyorsa cinssiz bir isme vira (erkek) sıfatı veya bunun kısaltılmışı olan VIR- öneki getirilebilir. (VIR- aslında geleneksel anlamda ek olarak sayılmaz.)

İsim Cins vir+ Yeni cins
leono (aslan) cinssiz virleono (erkek aslan) erkek
hundo (köpek) cinssiz virhundo (erkek köpek) erkek
homo (insan) cinssiz virhomo (erkek insan) erkek
studento (öğrenci) cinssiz vira studento (erkek öğrenci) erkek

İsim erkekse elbette vir- eklenmez. İsim dişiyse teorikte vir- eklenebilir ancak böyle bir durumla pek karşılaşılmaz.


GE- önekiyle "her iki cinsiyet" anlamı verilebilir.

İsim Cins ge+ Yeni cins
homo (insan) cinssiz gehomoj (dişi ve erkek insanlar) karışık
viro (adam) erkek geviroj (kadınlar ve adamlar) karışık
studento (öğrenci) cinssiz gestudentoj (erkek ve kız öğrenciler) karışık
hundo (köpek) cinssiz (gehundoj dişi ve erkek köpekler) karışık

Eğer isim cinssizse, ge- aslında gereksizdir. Ancak, her iki cinsten de en az birer tane bulunduğu vurgulanmak istenirse kullanılabilir. Ge- genelde erkek isimlerde veya nadiren cinssiz isimlerde kullanılır, dişi isimlerle kullanılmaz.

-CJ- kısaltma ekiyle yapılan isimler erkek, -NJ- ile yapılanlar dişi sayılır.

Ne yazık ki bazı isimlerin cinsiyet anlamı hakkında farklı görüşler vardır. Özellikle cinssiz isimlerden 1., 2., 3., 4., 9. ve hatta 5. gruptakilerinin bazılarını erkek isim kabul edenler bulunmaktadır. Bu yüzden, gerekli olmadığı hâlde -in eki bunlarla çokça kullanılır.

Eski zamanlarda, bugün cinssiz diye niteledirdiklerimizin bir çoğunun erkek olarak kullanıldığını belirtmek gerekir. Ancak dil, zamanla gereksinimleri karşılamak adına cinssizleşme yönünde değişmektedir.

İleride vir-, -in, -ĉj-, -nj- ekleri daha ayrıntılı olarak incelenecektir.

Standart Sıfatlar[düzenle]

↑ İçindekiler ↑
↑ Ek: İleri Seviyede Dersler ↑
← Standart İsimler Yazdırılabilir sürüm Standart Zarflar →

Bu bölümde -A ile biten finaĵvortoları inceleyeceğiz. -A ile biten diğer sözcüklerle ve diğer sıfatlarla karışmamaları için bunlara standart sıfat diyoruz.

Standart sıfatlar nitelik, özellik, aidiyet, ilişki vb. belirtir ve isimleri betimlemek için kullanılır.

-A bitişi genelde bir şekilde kökle ilgili bir niteliğe sahip olma durumunu bildirir.

İsim formu İsim anlamı Sıfat formu Sıfat anlamı Bağlantı
longo uzunluk longa uzun uzunluğu çok olan
ruĝo kırmızı (renk adı) ruĝa kırmızı kırmızı renge sahip olan
bono iyi (felsefi kavram) bona iyi iyi ile vasıflanmış olan
inteligento zekâ inteligenta zeki
zekâsal
çok zekâ sahibi
zekâyla ilgili
homo insan homa insan
insanî
insan olan
insan ile ilgili, insana özgü

Bu tür sıfatların anlamı hem kökün anlamına hem de bağlama (cümlenin gelişine) bağlıdır.

Zamirler ve sayılar da -A ile standart sıfat olurlar. Ancak -A bunlara farklı birer özel anlam (sahiplik, sıralama) katar.

-A'nın arkasından, nitelediği isimlerin sayısına ve durumuna bağlı olarak -J veya -N gelebilir.

longa longaj longan longajn (uzun)
ruĝa ruĝaj ruĝan ruĝajn (kırmızı)
mia maiaj mian miajn (benim)
sesa sesaj sesan sesajn (altıncı)

Daha sonra bu konuları detaylı olarak ele alacağız.

Bir sıfat genelde, nitelediği ismin önüne gelir, ancak isimden sonra da getirilebilir, hatta bir sıfat ismin önündeyken diğeri arkasında olabilir.

Esperanto Türkçe
granda domo
domo granda
büyük (bir) ev
la tago longa
la longa tago
uzun gün
fama Franca verkisto
fama verkisto Franca
Franca fama verkisto
Franca verkisto fama
verkisto fama Franca
verkisto Franca fama
ünlü (bir) Fransız yazar

Sıfatlar ismi bir yüklem yardımıyla da niteleyebilir.

Esperanto Türkçe
La domo estas granda. Ev büyük.
Tiuj ĉi verkistoj estas famaj. Bu yazarlar ünlü.
Mi farbis mian domon blanka. Evimi beyaza boyadım.

Son örnekteki yapı, öncekilerden biraz farklı olup, daha sonra incelenecektir.

Standart sıfatlar aynı zamanda standart olmayan (-O bitişi bulunmayan) isimleri de nitelerler.

Esperanto Türkçe
Mi estas feliĉa. Şanslıyım. / Mutluyum.
Tiu estas mia. O benim(dir).
Tio estas bona. ≈ Bu iyi.
Ili fariĝis koleraj. Kızgınlaştılar.
Ambaŭ ŝajnis dormantaj. ≈ Her ikisi de uyuyor gözüküyor.
Estu singarda! (Vi estu singarda.) ≈ Kendini koru. / Kendine iyi bak.

Emir çekiminde ikinci şahıs bazen söylenmediği için, son örnekte singarda'nın aslında cümlede olmayan vi'yi nitelediğini düşünebiliriz.

Standart sıfatlar kullanılırken bazen nitelenen isim söylenmeden geçilir. Bu durum cümlenin gelişinin, hangi ismin nitelenmek istendiğini açıkça belli ettiği durumlarda gerçekleşir ve bu durumdaki sıfat bir isim gibi davranır.

Aşağıdaki örnek cümlelerde parantez içindeki sözcükler cümlede aslında olmayan, ama varlığı bağlamdan anlaşılan isimlerdir.

Esperanto Türkçe
La palaco de la imperiestro estis la plej belega (palaco) en la mondo. İmparatorun sarayı dünyadaki en güzeldi (en güzel saraydı).
Vi ne estas la unuaj (personoj), kiujn mi vidas hodiaŭ matene. Bugün sabah gördüğüm ilk (kişiler) değilsiniz.
Rekta vojo estas pli mallonga, ol kurba (vojo). Düz yol eğriden (eğri yoldan) daha kısadır.

Zaman belirtirken nitelenen horo (saat), tago (gün) ve jaro (yıl) genelde söylenmeden geçilir. Bu durumda bunlara ait sıralama sayı sıfatları isim gibi davranır.

Esperanto Türkçe
Hodiaŭ estas la dudek sepa (tago) de Marto.

Bugün martın 27.si (27. günü)

Estas la dek-unua (horo) kaj duono. 11. (saat) ve yarım. ≈ (Saat) on bir buçuk.
Tio okazis en Julio (de la) mil naŭcent tridek oka (jaro). Bu (o), 1938. (yılın) temmuz(un)da gerçekleşti.

Günümüzde yıl söylerken çoğu zaman, sayıya sıralama anlamı katan -A da eklenmemektedir.

Esperanto Türkçe
Tio okazis en Julio mil naŭcent tridek ok. O (bu), 1938 temmuzda gerçekleşti.

Nitelenen ismin söylenmemesine iyelik zamirlerinde de sıkça rastlanır.

Esperanto Türkçe
Via pano estas malpli freŝa, ol mia (pano). Senin ekmeğin benim(ekmeğim)den daha az taze.
Vi ankaŭ min redonu al la miaj (homoj).

Sen de beni benimkilere (benim insanlarıma) geri ver.

Ayrıca alia (diğer, başka) sıfatı da çoğu kez isim gibi kullanılır.

Esperanto Türkçe
Mi ne volas tiun ĉi supon, donu al mi alian (supon). Bu çorbayı istemiyorum, bana başka (çorba) verin.
Alian (homon) ne mallaŭdu, vin mem ne aplaŭdu. Başkasını (başka insanı) kınama, kendini alkışlama.

Ayrıca multaj (çok, çoğu), malmultaj (az), pluraj (birçok) kaj kelkaj (bazı) sıfatlarının da isim gibi kullanılması yaygındır.

Standart Zarflar[düzenle]

↑ İçindekiler ↑
↑ Ek: İleri Seviyede Dersler ↑
← Standart Sıfatlar Yazdırılabilir sürüm İsim Değerindeki Sözcük Grupları →

Bu konuda, standart zarf olarak adlandırdığımız -E ile biten finaĵvortoları inceleyeceğiz.

Bu sözcükler genelde şekil, tarz, yer, zaman, miktar vb. kavramları belirtirler.

Esperanto Türkçe
rapide hızla
bele güzel bir şekilde, güzel olarak
urbe şehir(ler)de
hejme ev(ler)im(iz)de
tage gün(ler)de, gündüz
matene sabah(leyin)
lunde pazartesi(leri)
normale normalde
multe çok(ça)
alveninte ulaşmış olarak

Standart sıfatlarda olduğu gibi, standart zarfların anlamı da hem kökün anlamına hem de bağlama göre değişir.

Yer bildiren standart zarflar -N alabilir.

urbe (şehirde) → urben (şehire)
hejme (evde) → hejmen (eve)

Ancak -E ile yapılmış zarftan sonra asla çoğul eki -J gelmez.

Tamamlayıcı olarak kullanım[düzenle]

Esperanto Türkçe
Ili manĝas rapide. Onlar hızlı yer.
Rapide (hızla), manĝi (yemek) fiilini niteliyor.
Urbe troviĝas multaj restoracioj. Şehirde birçok restoran bulunur.
Urbe (şehirde), troviĝi (bulunmak) fiilini niteliyor.

Zamirler, cümlenin tamamı için de tamamlayıcı olabilirler

Esperanto Türkçe
Kompreneble mi iros. Tabii ki geleceğim.
Burada 'kompreneble', 'gelmek' fiilini değil, 'mi iros' ifadesinin tamamını etkilemektedir.

Betimleyici olarak kullanım[düzenle]

Zarflar sıfatların veya başka zarfların niteleyicisi de olabilirler.

Esperanto Türkçe
Ĝi estas sufiĉe granda. O yeterince büyük.
Sufiĉe (yeterince), granda (büyük) sıfatını niteliyor.
Li manĝas terure multe. O, felâket derecede çok yer.
Terure (berbat derecede), multe (çok) zarfını niteliyor.
Ili revenos treege baldaŭ. Onlar, çok çok yakında geri dönecekler.
Treege (çok çok), baldaŭ (kısa zamanda) standart olmayan zarfını niteliyor.

Bir zarf bir fiili veya bir yan cümleyi, yüklem vasıtasıyla da nitelendirebilir.

Esperanto Türkçe
Labori estas amuze. Çalışmak eğlencelidir.
Amuze (eğlenceli), labori (işte çalışmak) eylemini niteliyor.
Estis ĝojige, ke ili sukcesis. Onların başarılı olması sevindiriciydi.
Ĝojige (sevindirici), "ke ili sukcesis" (onların başarılı olması) yan cümlesini niteliyor.

-A ve -E bitişli finaĵvortolar birbirine oldukça benzerler. Hangisinin kullanılacağına, neyin nitelendirildiğine bakılarak karar verilir. Normalde, nitelenen bir isim ise -A, diğer durumlarda -E bitişi kullanmak uygundur.

Nüans verici olarak kullanım[düzenle]

Zarflar bazen belirli bir söz grubunu detaylandırabilirler. Bu durumda zarflar aslında, normalde niteleyemedikleri sözcük türü olan isimleri de nitelemiş olurlar.

Aşağıda koyu yazılmış zarflar, bir şekilde altı çizili isim gruplarını nitelemektedir.

Esperanto Türkçe
Li estis tute en malespero. Tamamen bir ümitsizlik içindeydi.
Li manĝas multajn diversajn aferojn, sed ĉefe legomojn. Çok çeşitli şeyler yer, ama temel olarak sebze (yer).
La najbaroj disiĝis kun larmoj, kaj precipe la infanoj ploris maldolĉe. Komşular gözyaşlarıyla ayrıldılar, ve özellikle çocuklar acı bir şekilde ağladılar.
Ĝuste apud la pordego floras la plej belaj rozoj. Büyük kapının tam yanında, en güzel güller açar.
Estu tre singardaj kun Viaj vortoj, ĉar alie Vi atingos ĝuste la malon de tio, kion Vi deziras atingi! Sözlerinizde çok temkinli olun, çünkü aksi hâlde ulaşmayı arzuladığınız şeyin tam tersine ulaşacaksınız.
Li plenigis siajn poŝojn kaj la tornistron sole per arĝento. Ceplerini ve sırt çantasını yalnızca gümüşle doldurdu.

Bazen sole (tek olarak) sözcüğünün anlamı açık olmayabilir. Örneğin; "Ili iris sole tien.", hem "Onlar sadece oraya gittiler." hem de "Onlar oraya yalnız (olarak) gittiler." anlamına gelebilir. Böyle durumlarda, iki anlamı ayırmak için nur (yalnızca, sadece) ve sole'nin sıfat hali sola (yalnız, tek) kullanılabilir.

Esperanto Türkçe
Ili iris nur tien. Yalnızca oraya gittiler.
Ili iris solaj tien. Oraya yalnız gittiler.

"Sola" sıfat olduğundan ancak bir ismi niteleyebilir ve ikinci cümlede tek isim (standart isim değil ancak zamir (dolayısıyla da bir tür isim)) "ili" olduğundan, tek olma anlamının "ili"'yi nitelediği açıktır. "Ili" (onlar) anlam gereği çoğul olduğundan "sola"'nın çoğul şekli olan "solaj" kullanılmıştır. İleride bu konular daha ayrıntılı olarak ele alınacaktır.

Ankaŭ (de, dahi), eĉ (bile), almenaŭ (en azından), ja (vurgulayıcı) ve nur (yalnızca) gibi bazı standart olmayan zarflar da, nüans verici olarak sıkça kullanılmaktadır.

İsim Değerindeki Sözcük Grupları[düzenle]

↑ İçindekiler ↑
↑ Ek: İleri Seviyede Dersler ↑
← Standart Zarflar Yazdırılabilir sürüm

Cümlede tek bir sözcükmüş gibi hareket eden, yani bir araya gelip bir cümle öğesi oluşturabilen sözcük topluluklarına, sözcük grubu adı verilir.

Bu konuda 'uzaktan bakıldığında' tek bir isimmiş gibi görünen sözcük gruplarını inceleyeceğiz.

Tanım Edatları[düzenle]

Tanım edatlarını (Esperanto: difinilo) daha sonra ayrıntılı olarak inceleyeceğiz. Şimdilik yalnızca, isim değerindeki bir sözcük grubunun başında bir tanım edatı bulunabileceğini veya bulunmayabileceğini söylemekle yetiniyoruz.

Esperanto Türkçe
nomo bir ad
la nomo ad / o ad
tia nomo öyle bir ad
tiu nomo bu ad / o ad
ties nomo onun adı
ĉiu nomo her (bir) ad
iu nomo (herhangi) bir ad

Bu tanım edatlarından 'la' ve 'ties' dışındakiler sözcüğün durumuna uyum gösterir, yani sözcük -J çoğul eki ve(ya) -N belirtme durumu eki alırsa, 'la' ve 'ties' dışındakiler de bu ekleri alırlar. Örneğin;

Esperanto Türkçe
nomoj (bazı) adlar
la nomoj (o) adlar
tiaj nomoj öyle adlar
tiuj nomoj bu adlar / o adlar
ties nomoj onun adları
ĉiuj nomoj bütün adlar
iuj nomoj = bazı adlar

Sayı + İsim[düzenle]

Sayılar yardımıyla isim değerinde sözcük grubu oluşturulabilir.

Esperanto Türkçe
unu tablo bir masa
dudek kvin aŭtoj yirmi beş araba
cent mil dolarojn yüzbin dolar

Burada kullanılan sayılar sıfat görevindedir, bunların niteledikleri ise isimdir. Böyle bir ikiliyi bir an için bölünmez bir bütün gibi düşünürsek, elimizdeki yeni sözcüğün bir isim olduğunu görürüz. Bu yüzden bu tür sözcük gruplarının isim değerinde olduğu söylenir.

Sıfat + İsim[düzenle]

Sıfatlar, niteledikleri isimlerle birlikte isim değerinde bir sözcük grubu oluşturur. Örneğin;

Esperanto Türkçe
malfermita pordo açık kapı
strangaj okazaĵoj ilginç olaylar

Bunları bir bütün olarak düşünürsek, iki sözcükten oluşmuş bir 'isim' olarak değerlendirebiliriz. Tabii ki sıralama önemli değildir:

Esperanto Türkçe
amo eterna ≈ ölümsüz aşk

Ancak sıfatın, ismin önüne değil arkasına getirilmesi, sıfatın biraz daha vurgulanmasını sağlar. Örneğin yukarıda eterna (sonsuz, ebedî) sıfatı, amo (aşk, sevgi) isminin önüne değil arkasına gelmişse, burada 'sonsuz' olmanın özellikle vurgulanmış olduğunu düşünebiliriz.

İsim + Rol gösterici + İsim[düzenle]

Rol gösterici derken, İngilizce'de preposition olarak bilinen konum edatlarının bir benzerinden bahsediyoruz. Rol gösterici bu kavramın Esperanto'daki adıdır (rolmontrilo). Bunları daha sonra inceleyeceğiz. Şimdilik sadece, isim değerindeki sözcük gruplarının bunlar yardımıyla nasıl kurulduğuna bakalım.

Esperanto Türkçe
viro kun ĉapelo şapkalı adam
junulino el Francujo Fransa'dan (Fransalı) genç kız
hundo sen vosto kuyruksuz köpek
skribado per globkrajono tükenmez kalem vasıtasıyla yazma
verkado de la libroj ≈ kitapların yazılması (eser verilmesi)
verkanto de libroj kitapların yazarı

Bunların her biri birer 'isim değerinde sözcük grubu'dur.

(Aslına bakılırsa 'isim değerinde sözcük grubu' kalıbı da Türkçe'de bir 'isim değerinde sözcük grubu'dur, çünkü birden çok sözcükten oluşmasına rağmen, bir arada düşününce tek bir kavramın (ki o kavram 'isim değerinde(ki) sözcük grubu') ismi olarak işlev görür.)

Bu alt başlıkta "İsim + Rol gösterici + İsim" kalıbına göre oluşmuş isim değerinde sözcük gruplarını ele almaktayız. Sayılarla ve sıfatlarla oluşturulmuş olanları da bundan önce ele aldık. Ancak bildiğimiz üzere bir isim değerinde sözcük grubu, isim işlevi görür, yani ismin yerini tutar. Öyleyse 'İsim + Rol gösterici + İsim' kalıbında gördüğümüz 'İsim'lerin yerine 'isim değerinde sözcük grupları' da gelebilir. Örneğin aşağıda 'malgranda domo' ve 'vojo kampara', sıfat + isim kalıbına göre oluşmuş isim değerinde sözcük gruplarıdır ve isim yerini alarak şu an incelediğimiz kalıba uyum göstermişlerdir:

Esperanto Türkçe
pordo de malgranda domo büyük evin kapısı
kurado laŭ vojo kampara kırsal yol boyunca koşu

Burada dikkat edilmesi gereken başka bir durum, arada rol gösterici olmadan, yan yana iki ismi kullanarak, bir anlam elde etmeye çalışılmaması gerektiğidir. İsimlerin yan yana kullanılabileceği durumlar vardır, bunları bu derste göreceğiz, ancak 'belirtisiz isim tamlaması' oluşturmak için, İngilizce'deki kullanımdan esinlenip iki ismi yan yana getirme hatasını yapmamak gerekir. Örneğin;

Esperanto kongresi ≠ Esperanto kongreso (Yanlış)
dil öğretmeni ≠ lingvo instruisto (Yanlış)
Berlin Esperanto kulübü ≠ Berlino Esperanto-klubo (Yanlış)

Bunları ifade etmek için ya sıfat, ya rol gösterici, ya birleşik isim, ya da birleşik isim yapma anlamında kullanılan tire (-) kullanılmalıdır. (Bu konular sonra işlenecek). Bu durumda yukarıdaki yanlış kullanımlara bazı doğru alternatifler şunlar olabilir:

Esperanta kongreso = kongreso de Esperanto = Esperanto-kongreso
lingva instruisto = instruisto de lingvo = lingvoinstruisto
Berlina Esperanto-klubo = Esperanto-klubo de Berlino

[devam edecek]

Esperanto-Türkçe Sözlük[düzenle]

↑ İçindekiler ↑
Ek:Esperanto-Türkçe Sözlük

Bu sayfa altında Paul Denisowski'nin CC Attribution 3.0 lisansı altındaki ESPDIC (26 Şubat 2012) adlı Esperanto-İngilizce sözlüğünün Türkçe'ye uyarlanma çalışması yapılmaktadır.

Türkçeleştirilen madde başları "Tamamlanmış Çalışma" başlığı altında verilirken, geri kalan sözcükler "Tamamlanmamış Kısım" başlığı altında yarıdımcı olması açısında orijinal İngilizce çevirileriyle birlikte tutulmaktadır. Kesinlikle sözcüklerin anlamını İngilizceden Türkçeye çevirmeye kalkışmayınız! ESPDIC basit yapıda kısa açıklamalı bir sözlük olduğundan, böyle bir tutumun hatalı anlam karşılıklarına yol açması kaçınılmazdır. Bunun yerine, anlamında şüpheye düştüğünüz sözcükler için bilinen Esperanto-Esperanto sözlüklere veya diğer güvenilir kaynaklara başvurabilirsiniz.

Tamamlanmış Çalışma[düzenle]

#[düzenle]

-a : (sıfat bitişi)
-aĉ- : (nitelik düşüklüğü belirtir)
-ad- : (bir eylemin sürekliliğini veya devamlı tekrarını belirtir)
-ajn- : (ifadeye bir genelleme anlamı katar), herhangi bir, her ne
-aĵ- : (belirli bir niteliğe sahip veya belirli bir maddeden yapılmış bir şeyi belirtir)
-an- : (üyelik ve bir gruba dahiliyet belirtir)
-ant- : (güncel zaman etken ortacı), -(y)an
-ar- : (topluluk adı oluşturur)
-as : (güncel (şimdiki-geniş) zaman eki), -(i)yor, -r, -dır
-ata : (güncel zaman edilgen ortacı), -ılan, -nan, -ılmakta olan
-ĉj- : (erkek adları için samimi küçültme belirten kısaltma eki)
-e : (zarf bitişi)
-ebl- : (olanak-olasılık belirtir), -ılabilir, -nabilir
-ec- : (soyut nitelik belirtir), -lık
-eca : -(ı)msı, -(ı)mtırak, gibi
-eg- : (boyut, derece veya etki olarak büyüklük belirtir)
-ej- : (bir eylem veya nesnenin yerini belirtir)
ek- : (başlama veya anilik belirtir)
-em- : (eğilimlilik belirtir)
-end- : (zorunluluk belirtir), -ılması gereken, -nması gereken
-er- : (bütünün bir parçasını belirtir)
-estr- : (başkan-yönetici belirtir)
-et- : (boyut, derece veya etki olarak azlık-küçüklük belirtir)
-foje : kez, kere
-i : (fiil bitişi)
-iĉ- : (erkek cinsiyeti belirtir (genel kabul görmemiş ek))
-id- : (evlatlık-soy ilişkisi belirtir)
-il- : (alet-gereç belirtir)
-in- : (bir ismi dişileştirir)
-ind- : (bir eyleme değer olmayı belirtir), -ılası, -nası, -maya değer
-ing- : (bir nesneyi (kısmen veya tamamen) içeren kılıf adı )
-inta : (geçmiş zaman etken ortacı), -mış, -mış olan
-is : (geçmiş zaman eki)
-ism- : (felsefi veya siyasi akım adı üretir)
-ist- : (uğraş, meslek veya felsefi-siyasi eğilim belirtir)
-ita : (geçmiş zaman edilgen ortacı), -ılmış, -ılmış olan

A[düzenle]

B[düzenle]

C[düzenle]

Ĉ[düzenle]

D[düzenle]

E[düzenle]

F[düzenle]

G[düzenle]

Ĝ[düzenle]

H[düzenle]

Ĥ[düzenle]

I[düzenle]

J[düzenle]

Ĵ[düzenle]

K[düzenle]

L[düzenle]

M[düzenle]

N[düzenle]

O[düzenle]

P[düzenle]

R[düzenle]

S[düzenle]

Ŝ[düzenle]

T[düzenle]

U[düzenle]

Ŭ[düzenle]

V[düzenle]

X[düzenle]

Y[düzenle]

Z[düzenle]

Tamamlanmamış Kısım[düzenle]

Sayfa boyutunu arttırmamak adına sizi bu dış bağlantıya yönlendiriyoruz.